Hoş geldin!

Forum sitemize kayıt olarak fitness ve vücut geliştirme konularında sorular sorabilir, diğer insanlarla iletişime geçebilirsiniz!

Şimdi Kayıt Ol

Yarım yağlı süt ?

SaVaS

Forum Üyesi
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
1,123
Tepkime puanı
106
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
0
Arkadaşlar bazıları süt ürünlerinden çekiniyor benim yağ sorunum vs.. yok göbeğim falanda yok sizce her gün 1 bardak yarım yağlı süt içmemin bana zararı olur mu ? vucutta su tutar falan diyorlar bu tam olarak ne oluyor ?
 

elbiskuha

Forum Üyesi
Katılım
11 Haziran 2014
Mesajlar
60
Tepkime puanı
6
Ödüller
1
  • 50. Mesaj!
Fit Puan
0
ben her sabah yulaf ezmesi ile birlikte tam yağlı sütü karıştırıp içiyorum.herhangi bi sıkıntım olmadı şuana kadar.
 

0BuRaK0

Forum Üyesi
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
180
Tepkime puanı
1
Ödüller
1
Yaş
28
  • 100. Mesaj!
Fit Puan
0
Arkadaşlar bazıları süt ürünlerinden çekiniyor benim yağ sorunum vs.. yok göbeğim falanda yok sizce her gün 1 bardak yarım yağlı süt içmemin bana zararı olur mu ? vucutta su tutar falan diyorlar bu tam olarak ne oluyor ?
Sütün hazımsızlık yaptığı söyleniyor. Onun yerine yoğurt , peynir yenmesi öneriliyor. Ama günde 1 bardak sütle bir şey olmaz.
 

elbiskuha

Forum Üyesi
Katılım
11 Haziran 2014
Mesajlar
60
Tepkime puanı
6
Ödüller
1
  • 50. Mesaj!
Fit Puan
0
aslında tam yağlı süt iyidir.yarım yağlıda içmeyin için tam yağlısını.zaten kilo vermek gibi bir derdin olmadığını söylüyorsun.

burada yapılan araştırmaya göre tam yağlı süt kas inşasında yağsız sütten 2.8 kat iyiymiş.protein sentezini falan artırıyormuş.oh mis


http://www.menshealth.com/mhlists/dairy_products/printer.php

Scientists at the University of Texas medical branch in Galveston found that drinking whole milk after lifting weights boosted muscle protein synthesis—an indicator of muscle growth—2.8 times more than drinking skim did.
 

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
UHT ve homojenize edilmiş yani içeriği ile oynanmış sütlerden uzak durmanı tavsiye ederim. Günlük pastorize süt veya günlük organik pastorize süt içebilirsin tükettiğimiz besinler ne kadar az işlemden geçmiş ise o kadar doğallığını koruyacaktır. Tonlarca basınç altında işlem görmüş yarım yağlı süt yerine doğal günlük bir sütten kefir yaparak antreman sonrası tüketebilirsin.
kefir yapımı için fotoğraflı link Evde Kefir Yapımı
 
Son düzenleme:

Fatih A.

Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
799
Tepkime puanı
236
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
4
UHT ve homojenize edilmiş yani içeriği ile oynanmış sütlerden uzak durmanı tavsiye ederim. Günlük pastorize süt veya günlük organik pastorize süt içebilirsin tükettiğimiz besinler ne kadar az işlemden geçmiş ise o kadar doğallığını koruyacaktır. Tonlarca basınç altında işlem görmüş yarım yağlı süt yerine doğal günlük bir sütten kefir yaparak antreman sonrası tüketebilirsin.
kefir yapımı için fotoğraflı link Evde Kefir Yapımı
Yanlış bilgi veriyorsun UHT süte zarar vermez, homojenizasyon işleminde yağ damlacıkları eşit dağılacak şekilde küçültülür yani sütün üzerinde yağ birikmez. İçeriği ile oynanmış diyorsun %100 süttür.
 

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
Bimeyenler için ;
UHT
sterilize süt, buhar püskürtülerek yaklaşık bir saniye süreyle 140-150 derecede işlenir. Daha sonra, sterilizasyon için kullanılan buhara eşit miktarda buhar çıkacak biçimde vakum altında hemen soğutulur. Bu şekliyle soğutulan süt, gerekli ambalajlama koşullarına uyulduğunda uzun ömürlü hale gelir. Bunun nedeni, içindeki bütün zararlı mikroorganizmalardan arınmış olmasıdır.
Her yerde aşağı yukarı UHT nin tanımı budur. Ancak size soruyorum 140-150 derece yüksel ısıl işlem gören bir sütün içerisinde sadece bu ısıl işlemden zararlı mikroorganizmalar mı zarar görür ? Cevabınıda vereyim Tabiki hayır! İçerisinde zararlı-yararlı ayırt etmeksizin 140-150 derece ısı tüm yararlı mikroorganizmalarıda öldürür. Aksini idda etmek hem mantık dışıdır, hemde ticari amaçlar ile insanları kandırmaktır. Zararlı-yararlı içinde tüm mikro organizmaları öldürülmüş, mayalanamayan süt de % 100 SÜT DEĞİLDİR! Corleone arkadaşım. Esasen konuyu bu şekilde değerlendirdiğinde sen "%100 süttür " diye yanlış bilgilendirme yaptığının farkına varmanı isterim. Mesajımda dikkat çekmek istediğim konu ise sütün yağ oranından daha çok bu tip konulara arkadaşlarımızın dikkat etmesi gereğidir. Zaten insanların bilgisi artığı için ve UHT sütlerin tabiri caiz ise bir işe yaramadığı düşünülmeye başladığı için " günlük pastörize sütler" tekrar pazar payı bulmaya başladı ve satışları yeniden arttı. Ne yazık ki pastörizasyon işlemi dahi bir takım yararlı mikroorganizmaları zararlılarla birlikte yoketmektedir. Ancak ineklerin mide ve bağırsak sisteminin ( bazik olan sistemlerinin -asite dönüştürülmesi ) bilinçli olarak evrimleştirilmesi sonucunda pastörizasyon da zorunlu hale gelmiştir. Örneğin süt şekeri olarak bilinen laktozun parçalanmasından sorumlu bir enzim olan laktaz, pastörizasyon sırasında dahi tamamen yok olmaktadır. Dolayısı ile Pastörizasyon işleminde dahi yokolan bu tip enzimlerin , UHT işleminde hiç bir şansı kalmıyor. Enzimler sizin için önemli değil nasılsa vücüt kendisi yapıyor diye aldanmayın, sindiremediğimiz için vücudumuz bol bol enzim yerine gaz yapıyor.Bazı süt firmalarının laktazlı süt satmalarının nedeni de budur, UHT ve pastörüzasyon ile tahrip olan laktaz enziminin içine yeniden ilave edilmesidir. Önce tahrip et sonra ilave et ve daha çok para al!
Ayrıca sadece enzimler zarar görse oda iyi vitaminlerde UHT ve pastörüzasyon işleminde tahrip olmaktadır, Bunlardan ilk başta geleni C vitamini, doğal çiğ sütteki C vitaminin yarısına yakını pastörizasyon işelminde dahi yokolmaktadır, suda çözünen diğer vitaminlerin %80 nini, probiyotikleri ve B12 vitaminin tamamını ordadan kaldıran pastörizasyon işlemidir. UHT ve homojenizasyon uygulanmış sütü siz tahmin edin!

Bu anlattıklarım süt konusunda deryada bir damla su gibidir arkadaşlar , konu önemli bir konudur. yağsız, yağlı ,, az yağlı vs bunlar yerine UHT, pastörüze, homojenize vs bunlara dikkat etmenizi öneririm. ayrıca şu da unutlmamalıdır ki inek sütünün kalitesi yağ oranına göre tespit edilir , az yağlı süt kalitesiz süttür. Köylerde süt kooparatiflerine sütünü sağıp teslim edenler bilirler, Kooparatif yetkilisi sütün yağ oranına bakar , şayet yağı alınmış ise veya normalden az ise ( bazı uyanık köylüler teslim etmeden sütün yağını alırlar ) sütü kabul etmezler. Bu anlattıklarımın bu konuda farkındalık yaratmasını temmenni ederim.

Corleone arkadaşımızın bu konuda cevap yazmasına da sevindim. Bildiklerimizi ve araştırmalarımızı paylaşalım ki doğru ile yanlış birbirinden ayrılsın. Maalesef pastörize olmayan sütü tüketmek artık günümüzde çok sakıncalı hale gelmiştir, Pastörizasyon makineleri yapanlar ve bu sektörde faaliyet gösteren sermaye gurupları amaçlarına ulaşmışlardır. Tabiri caiz ise önceleri süt üretimi yapan küçük aile mandıraları ve köylüler yaklaşık 50 sene önce büyük firmalara mahkum edilmişlerdir, bizler ise o işlem görmüş içeriği adeta erozyona uğratılmış , niteliksiz ürünleri tüketmeye...
 

Fatih A.

Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
799
Tepkime puanı
236
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
4
Bimeyenler için ;
UHT
sterilize süt, buhar püskürtülerek yaklaşık bir saniye süreyle 140-150 derecede işlenir. Daha sonra, sterilizasyon için kullanılan buhara eşit miktarda buhar çıkacak biçimde vakum altında hemen soğutulur. Bu şekliyle soğutulan süt, gerekli ambalajlama koşullarına uyulduğunda uzun ömürlü hale gelir. Bunun nedeni, içindeki bütün zararlı mikroorganizmalardan arınmış olmasıdır.
Her yerde aşağı yukarı UHT nin tanımı budur. Ancak size soruyorum 140-150 derece yüksel ısıl işlem gören bir sütün içerisinde sadece bu ısıl işlemden zararlı mikroorganizmalar mı zarar görür ? Cevabınıda vereyim Tabiki hayır! İçerisinde zararlı-yararlı ayırt etmeksizin 140-150 derece ısı tüm yararlı mikroorganizmalarıda öldürür. Aksini idda etmek hem mantık dışıdır, hemde ticari amaçlar ile insanları kandırmaktır. Zararlı-yararlı içinde tüm mikro organizmaları öldürülmüş, mayalanamayan süt de % 100 SÜT DEĞİLDİR! Corleone arkadaşım. Esasen konuyu bu şekilde değerlendirdiğinde sen "%100 süttür " diye yanlış bilgilendirme yaptığının farkına varmanı isterim. Mesajımda dikkat çekmek istediğim konu ise sütün yağ oranından daha çok bu tip konulara arkadaşlarımızın dikkat etmesi gereğidir. Zaten insanların bilgisi artığı için ve UHT sütlerin tabiri caiz ise bir işe yaramadığı düşünülmeye başladığı için " günlük pastörize sütler" tekrar pazar payı bulmaya başladı ve satışları yeniden arttı. Ne yazık ki pastörizasyon işlemi dahi bir takım yararlı mikroorganizmaları zararlılarla birlikte yoketmektedir. Ancak ineklerin mide ve bağırsak sisteminin ( bazik olan sistemlerinin -asite dönüştürülmesi ) bilinçli olarak evrimleştirilmesi sonucunda pastörizasyon da zorunlu hale gelmiştir. Örneğin süt şekeri olarak bilinen laktozun parçalanmasından sorumlu bir enzim olan laktaz, pastörizasyon sırasında dahi tamamen yok olmaktadır. Dolayısı ile Pastörizasyon işleminde dahi yokolan bu tip enzimlerin , UHT işleminde hiç bir şansı kalmıyor. Enzimler sizin için önemli değil nasılsa vücüt kendisi yapıyor diye aldanmayın, sindiremediğimiz için vücudumuz bol bol enzim yerine gaz yapıyor.Bazı süt firmalarının laktazlı süt satmalarının nedeni de budur, UHT ve pastörüzasyon ile tahrip olan laktaz enziminin içine yeniden ilave edilmesidir. Önce tahrip et sonra ilave et ve daha çok para al!
Ayrıca sadece enzimler zarar görse oda iyi vitaminlerde UHT ve pastörüzasyon işleminde tahrip olmaktadır, Bunlardan ilk başta geleni C vitamini, doğal çiğ sütteki C vitaminin yarısına yakını pastörizasyon işelminde dahi yokolmaktadır, suda çözünen diğer vitaminlerin %80 nini, probiyotikleri ve B12 vitaminin tamamını ordadan kaldıran pastörizasyon işlemidir. UHT ve homojenizasyon uygulanmış sütü siz tahmin edin!

Bu anlattıklarım süt konusunda deryada bir damla su gibidir arkadaşlar , konu önemli bir konudur. yağsız, yağlı ,, az yağlı vs bunlar yerine UHT, pastörüze, homojenize vs bunlara dikkat etmenizi öneririm. ayrıca şu da unutlmamalıdır ki inek sütünün kalitesi yağ oranına göre tespit edilir , az yağlı süt kalitesiz süttür. Köylerde süt kooparatiflerine sütünü sağıp teslim edenler bilirler, Kooparatif yetkilisi sütün yağ oranına bakar , şayet yağı alınmış ise veya normalden az ise ( bazı uyanık köylüler teslim etmeden sütün yağını alırlar ) sütü kabul etmezler. Bu anlattıklarımın bu konuda farkındalık yaratmasını temmenni ederim.

Corleone arkadaşımızın bu konuda cevap yazmasına da sevindim. Bildiklerimizi ve araştırmalarımızı paylaşalım ki doğru ile yanlış birbirinden ayrılsın. Maalesef pastörize olmayan sütü tüketmek artık günümüzde çok sakıncalı hale gelmiştir, Pastörizasyon makineleri yapanlar ve bu sektörde faaliyet gösteren sermaye gurupları amaçlarına ulaşmışlardır. Tabiri caiz ise önceleri süt üretimi yapan küçük aile mandıraları ve köylüler yaklaşık 50 sene önce büyük firmalara mahkum edilmişlerdir, bizler ise o işlem görmüş içeriği adeta erozyona uğratılmış , niteliksiz ürünleri tüketmeye...
Size göre ambalajlı gıdaların tamamı zararlı, zararlı olanları ve yararlı olanları var gerçekte. Gazeteden, internetten topladın bilgilerle yazmışsın yazını, yetersiz olmuş. Size göre gıda firmalarının tamamı kalitesiz ürün satıp kar etme peşinde, akıl işi değil. Teknik konuları olan bir uygulamada mantık yürütmüşsün, mantıklı değil. Anlatayım paket süt nasıl üretiliyor basit şekliyle.

-Süt alınacak inek veteriner tarafından muayene edilir ve süt alımına hazırlanır, meme temizleme işlemleri ve dahası.
-Süt toplama makineleri tarafından süt alınır, soğuk döngü bozulmadan(sütün sıcaklığı üretim tesisine kadar kontrol altında tutularak) tesise ulaşır.
-Sütün kalitesi yağ oranına göre belirlenir çünkü fabrika bu sütten tereyağı,peynir gibi diğer ürünleri üretecektir, yağın az olması üretimi etkiler.
-Filtrasyon işlemlerinden sonra süte ısıl işlem uygulanır ve aseptik teknikle doldurulur.
*** UHT sistemi ile pastörizasyon sistemini karşılaştırırsan UHT tekniği önde gelecektir, pastörizasyon uzun sürelerde(5-25dk) arası 100c sıcaklığın altında yapılır. Bu işlemde sütteki mikroorganizmalar UHT ye göre daha az öldürülebildiği için ve süt pişmeye başladığı için tadı değişir ve MAYALANMA olur, kıvam dahada yoğunlaşır. Pastörizasyonda işlem daha uzun sürdüğü için ısıya hassas vitaminlerde ölür. UHT işlemi 100c üzerindeki sıcaklıkta 1 dakikadan kısa sürelerde yapılabilir. Bu sayede süt pişmez, zararlı bakterilerin büyük kısmı daha verimli öldürülür(daha yüksek sıcaklık ısıl işlem süresini kısaltır), bu sayede vitaminlerde daha az hasara uğrar. Ayrıca süt verimli(fazla vitamin içeren) bir vitamin kaynağı değildir bunu nerden çıkardın merak ediyorum. Laktoz içermeyen süt Laktaz enzimi ilavesiyle yapılır. Sen normal sütte Laktaz var diyorsun:) Sütte mayalanma olmaz diyorsun, maya eklendi mi mayalanma olsun?Süt zaten steril mayalanma olmayacak heralde, mayalanmayı maya bakterileri yapar. yoğurt üretilirken steril süte maya eklenir, bu işlem diğer mikroorganizmaların bulaşmasına izin verilmeyecek şekilde yapılır ki yoğurt çabuk ekşimez(evde yapılan yoğurda havadan, kaptan, insan elinden bulaşma olur). Halk zannediyor ki yoğurtta katkı maddeleri var :) Sütün dolumu aseptik teknikle yapılır bu sayede dolum yapılırken bulaşma olmaz, süt ve yoğurt daha uzun süre dayanır(Mikroorganizmalar mikrobiyal bozulma yapar, aseptik dolumda yani kutu sütlerde kutu özel olarak hava ve ışık geçirmeyecek şekilde üretilir, dolum yapıldığında ya kutu içerisinde hava bırakılmaz ya da havada çok bulunan azot gazı eklenir ki mikroorganizmalar bu gazı yaşam faaliyetlerini sürdürmek için kullanamaz(Mikroorganizmalar havadaki oksijen ve karbondioksit gazlarında birini yada birkaçını kullanarak nefes alır)). Mikroorganizmaların tamamı öldürülmemiştir ancak üremeleri durdurulmuş ve insan sağlığına zarar vermeyecek sayılara indirilmiştir.***

Ayrıca firmalar kutu süt 1 sene dayanabilmesine rağmen, son kullanma tarihini 3-4-5 ay gibi süreler yazar, Dayanıklı ürün olmasına rağmen uzun süre elde tutulmaz. %100 SÜTTÜR.
 
Son düzenleme:

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
Corleone arkadaşım öncelikle bilginin nereden elde edildiği değil. niteliği ve bilimselliği önemlidir. Merak eden ve konuyu takip edenler için belirteyim bu konuda "UHT homojenize süt" adı altında satılan , tüm besin değerlerini büyük ölçüde yitirmiş beyaz sıvıyı tüketmek, yada tüketmemek sizin tercihinizde ben kendim tüketmiyorum! kimseye de önermem! Bu konuda firmalara muhalefet eden Tıp ve bilim insanları çok az sayıdadır. Zira karşılarında büyük bir sermaye gücü ve onların bursları ile yetişen sektör çalışanları vardır. Bunlara bir çok hekim,gıda müh. ve diyetisyende dahildir. Öğrrencilerini de o mantıkta yetiştirmektedirler. Kaynak olayına gelince Corleona arkadaşım; Cerrahpaşa Üniversitesi Anabilim dalı başkanı Çocuk beslenme uzmanı Prof.Dr. Ahmet Aydın kitaplarından ve "onun kullandığı kaynaklardan" teyit edebilirsin. Kulaktan dolma bilgileri yazıp, böyle bir sermaye gücüne kafa tutulamayacağı gibi, bir çok kişinin eğitim için kapısından dahi giremeyeceği bir yere anabilim dalı başkanı olmuş ve beslenme prof. lerimizden birisidir. Ayrıca insanlar bu bilgilere gazetelerden internetten ve kitaplarda dilediği yerden ulaşabilir. Gazete ve özellikle interneti küçümsemek o platformda yazı yazan herkesi küçümsemek anlamına gelir ki sende internette yazı yazanlardansın. bu bakış açın son derece yanlıştır, bilimsel mantığa da aykırıdır. Bugün internet üzerinden hemen her bilgiye ulaşmak mümkün hale gelmiştir. senin yazdıkların zaten internette gerek firmaların gerekse bazı derneklerin web sitelerinde mevcut olan ve halka anlatılan bu işin pembe ve teknik tarafıdır. Yani senin verdiğin o bilgileri 2 tıklamayla ulaşılabilir ve standart bilgilerdir. Sanıyorum gıda mühendisliği okuduğun için günün birinde o firmalardan birinde çalışacaksın yada sahibi olacaksın. Dolayısı ile süt üzerinde oynanan bu oyunları görmezden gelmen ve olaya sadece endüstriyel açıdan bakman bu sebepledir. Ben Anestezi Uzmanı bir hekim olarak burda hekim kimliğimi dahi ortaya koymadan farkındalık yaratma uğraşındayım. Ancak sen daha gıda mühendisi bile olmadan "gıda mühendisi" diye kendi mesajlarına imza bırakıyorsun.Bana sorarsan o imzayı bırakmak seni daha inandırıcı yapmaz, "gıda mühendisi öğrencisi " olarak değiştirirsen biraz daha inandırıcılığı artacaktır. Burda amacımız insanlara faydalı olmak olmalıdır. Ayrıca benim adıma "size göre ambalajlı gıdaların hepsi zararlı " vs gibi cümleler kullanmak , son derece etik dışıdır. Konsantre meyve sularını vb ürünleri kastediyorsan evet bana göre onlarda da bir çok ticari oyun mevcuttur ve meyvenin gerçek besin içeriğinden çok uzaktırlar. Hatta ülkemizde tüketilen bir çok meyvenin kendisi sağlığa son derece zararlı olan ve yağda çözünen kimyasallar ile ilaçlanmaktadır. Bu kimyasallar vücuda girdiğinde de birikirler, meyvenin kendisinden fayda yerine zarar görürken sana ve tüm okuyanlara soruyorum , organik süt var , organik domates var , peki diğer organik olmayanlar nedir ? Nerden çıktı bu organik ? Organik olmayan sütle organik olan arasındaki fark nedir ? Azıcık kafası çalışan duyarlı bir insan bu soruları sorar ve cevapları hususunda sağlam bilimsel veriler ister.
Pastörizasyon , UHT ve homojenizasyon bu gibi işlemlerde hem yararlı mikroorganizmaları öldürür hemde zararlı olanları, ayrıca vitamin ve enzimleride büyük ölçüde yokeder. sen kendin yazmışsın yararlılar daha az ölür diye yukarıya birde %100 süt diyorsun ondan sonra, başta kendi yazıdığın yazı ile çelişiyorsun. Benim düşüncem seni yönlendiren bu konuda ders veren hocalarını bu konuda sorgulaman gerekmektedir. Zİra ülkemize sermaneyenin çıkarına değil halkın çıkarına çalışacak gıda mühendislerine ihtiyaç vardır. Ayrıca ben kesinlikle insanlara gidin ineğin memesinden sağılmış sütü için falan diye bir ibarede kullanmadım. Bilakis bunu yaparlarsa zarar göreceklerini yazdım. sadece kötünün iyisini tavsiye ettim. İlla içeceksen "günlük pastorize organik süt " yada " günlük organik süt " için dedim. Asepsi , antisepsi , sterilizasyon konusuna gelince; bazı mikroorganizmalar vardır ki sen 65-70 derece de 5 saat bıraksan ölmezler, çok daha yüksek sıcaklıklar ve eş zamanlı uygulanan basınç altında ölürler. o konuda da derinlemesine bilgin olmadığından bakış açın yanlış! sterilizasyon konularını biraz daha iyi öğrenmen lazım. Bu nedenle UHT işleminde pastörizasyona göre kayıp çok daha fazladır.

bilmeyenler için kısaca tarif edeyim ;

Sterilizasyon sporlu, sporsuz tüm mikroorganizmaların(mikropların) çeşitli yöntemlerle yok edilmesi işlemidir. Sterilizasyon işlemi uygulanan maddeler " steril madde " ünvanı kazanır, genellikle dezenfeksiyon ile karıştırılmaktadır. steril olduğu söylenen bir süt'ün içerisinde de yararlı yada zararlı hiç bir mikroorganizma bulunmaz. zaten karşı çıktığım durum da budur.(UHT ve Homojenizasyon işlemleri) Süt de zararlı mikroplardan pastörizasyon yöntemi ile arındırılırken bu nedenle STERİL EDİLMEZ., dezenfekte edilir, çıkan yeni ürünede "pastörize süt" denir. tabiri caiz ise steril olduğu söylenen ( UHT ) bir süt bir çok açıdan hiç bir işe yaramaz. O nedenle pastörizasyon yöntemi ile dezenfekte edilen ve YAĞI ALINMAMIŞ (homojenizasyon ve yağ alma işlemleri uygulanmamış ) sütleri mecburiyetten kötünün iyisi olarak öneriyorum. "Günlük organik pastörize yağı alınmamış süt" alabileceğiniz en kaliteli süttür! organik bulamazsanız "Günlük pastörize yağı alınmamış süt" onuda bulamazsanız "Günlük pastörize süt" ( Yağı ayarlanmış ) ama kesinlikle UHT süt önermiyorum, paranız tabiri caiz ise boşa gider, zaten "UHT homojenize süt" bu saydıklarım arasında en ucuz olanıdır.

Dezenfeksiyon. Bir maddenin enfeksiyöz mikroorganizmalardan arındırılması işlemi*ne dezenfeksiyon denir. Süt pastörizasyon yönteni kullanılarak deznefekte edilir.

Pastörizasyon. Belli ısı derecelerinde (65°C'de 30 dakika, 72°C'de 15 saniye, 90°C'de 1 saniye,) patojen*lerden arındırma işlemine pastörizasyon denir. Bu işlem yaygın olarak süt (sütten bulaşabilecek en tehlikeli sporsuz bakteri olan sığır tüberkülozu etkeni Mycobacterium bovis'i öldürebilecek fakat sütün besin değerini minimum seviyede etkileyecek yöntem) için uygulanmakla beraber, laboratuvarlarda bazı bakterileri bulundurabileceği tahmin edilen ancak daha yüksek ısılarda özelliğini kaybeden bazı biyolojik maddeler (antiserum, kan serumu, karbonhidrat çözeltileri vs) için uygulanır. Pastörizasyonun başarılı olabilmesi için sütteki bütün enzimlerin tahrip olması şartı aranıyor! Kutu sütlerde ise çok daha yüksek ısıl işlem (UHT= Ultra High Temperature) kullanılıyor. UHT’li sütler 135-150°C sıcaklıkta 2-4 saniye ısıtılıyor. Süt pastörizasyonu esnasında dahi sütte bulunan yararlı bir takım vitamin ve enzimlerde zarar görmekteyken , UHT sütlerin %100 süt diye savunulması, son derece yanlıştır. çünkü uygulanan işlemler neticesinde artık yeni bir ürün vardır karşımızda onun adıda " UHT, homojenize Süt"tür. Bu bilgileri verelim insanlara bırakalım onlar tercih etsinler %100 sütmüdür,değilmidir!

Ayrıca ben önceki yazımda sütün içerisinde "şu kadar vitamin vardır , çok vitamin içerir gibi " bir ibare kullanmadım. Ancak süt içerisinde başta C ve B12 vitamini olmak üzere bu iki vitaminin çok büyük oranda pastörizasyon ile bile zarar gördüğünü, UHT yöntemi ile kaybın ısının yüksek olmadından dolayı çok daha fazla olacağını yazdım. corleone arkadaşım benim sözlerimi biraz değiştirip "
Ayrıca süt verimli(fazla vitamin içeren) bir vitamin kaynağı değildir bunu nerden çıkardın merak ediyorum" bu şekilde kullanmış yazısında.

corleone nin bir diğer yanlış değerlendirmesi ise ;

"Sen normal sütte Laktaz yok diyorsun
Sütte mayalanma olmaz diyorsun, maya eklendi mi mayalanma olsun?Süt zaten steril mayalanma olmayacak heralde"

bu konuda benim yazdığım ise ;
"Örneğin süt şekeri olarak bilinen laktozun parçalanmasından sorumlu bir enzim olan laktaz, pastörizasyon sırasında dahi tamamen yok olmaktadır" pastörizasyon işlemi ile sütün içerisinden yok olan enzim "laktaz enzimidir" Burdan nasıl oldu da normal sütte laktaz enzimi yok anlamı çıkardın hayret! zaten ben laktaz enzimi pastorizasyon veya uht ısıl işlemleri ile yokediliyor diyorum var olmayan bişey nasıl yokedilir ?

Maya işinden hiç bahsetmediğim halde " mayalanma olmaz " demişim gibi yazmışsın buda senin kafan şayet karışık değilse bu hususta ön yargılı düşündüğünü, mayalanma üzerinden insanlara bilgi vermeye çalıştığını gösterir ki, moda mod bir bakış açısı olup tarafsız bir yaklaşım değildir.

Isıl işlem uygulanan (UHT) sütler şayet steril ise zaten faydalı - faydasız tüm mikroorganizmalardan arındırılmış demektir ki buda UHT sütlerin %100 süt olmadığının açık kanıtıdır! bilmeyenler için sterilizasyonun tanımını yazdım yukarıya. Çünkü UHT ile ısıl işlem tekniği ile steril edilmiş ve homojenizasyon uygulanan bir sütteki enzimler,vitaminler,aminoasitler pastörizasyona göre çok daha fazla tahrip edilmiş veya tamamen yokedilmiştir.

Aseptik kelime anlamı : Hastalık yapıcı etkenlerden arındırılmış, hastalık yapıcı etkenlerin tümüyle ortadan kaldırılmış ,

aseptik teknik ise hastalık yapıcı etkenlerin bulaşmasına ( hücre, doku ve organ kültürlerinde mantar, bakteri, virüs veya diğer mikroorganizmalar ) engel olacak şekilde dolum işlemi yapılmasıdır.

Sonuç

Kavram kargaşası yaratmaya gerek yok , corleone yazında bazı yerleri düzeltmen gerektiğini düşünyorum. bu konuda yazmadığım , hiç değinmediğim konulara dahi girmiş olmanı senin bilgili beni cahil yapmayacağını yazılarını bana karşı değilde ziyaretçilere karşı yazmanı ve ayrıca bu konuda bir takım ön yargılardan kurtulmanı tavsye ederim. Bizler bilinçli olur paramızı boşa harcamazsak üreticilerde mutlaka talep edildiği şekilde organik ürünleri pazarlamaya yöneleceklerdir. İçinize sinmeyen bir besini kesinlikle tüketmenizi önermiyorum, neden sütü pastörize etmek zorunda kalıyoruz ? bu konu ile ilgilide sütün tarihine bakmak gerekiyor, cevap özetle ineklerin metebolizmasının bilinçli olarak değiştirilmesi ve evrimleştirilmesidir.

Süt ile farklı görüşler için http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=715
burdaki yazıyı okuyabilirsiniz.
 
Son düzenleme:

zafer zaferoglu

Forum Üyesi
Katılım
3 Eylül 2014
Mesajlar
4
Tepkime puanı
0
Ödüller
0
Fit Puan
0
Corleone arkadaşım öncelikle bilginin nereden elde edildiği değil. niteliği ve bilimselliği önemlidir. Merak eden ve konuyu takip edenler için belirteyim bu konuda "UHT homojenize süt" adı altında satılan , tüm besin değerlerini büyük ölçüde yitirmiş beyaz sıvıyı tüketmek, yada tüketmemek sizin tercihinizde ben kendim tüketmiyorum! kimseye de önermem! Bu konuda firmalara muhalefet eden Tıp ve bilim insanları çok az sayıdadır. Zira karşılarında büyük bir sermaye gücü ve onların bursları ile yetişen sektör çalışanları vardır. Bunlara bir çok hekim,gıda müh. ve diyetisyende dahildir. Öğrrencilerini de o mantıkta yetiştirmektedirler. Kaynak olayına gelince Corleona arkadaşım; Cerrahpaşa Üniversitesi Anabilim dalı başkanı Çocuk beslenme uzmanı Prof.Dr. Ahmet Aydın kitaplarından ve "onun kullandığı kaynaklardan" teyit edebilirsin. Kulaktan dolma bilgileri yazıp, böyle bir sermaye gücüne kafa tutulamayacağı gibi, bir çok kişinin eğitim için kapısından dahi giremeyeceği bir yere anabilim dalı başkanı olmuş ve beslenme prof. lerimizden birisidir. Ayrıca insanlar bu bilgilere gazetelerden internetten ve kitaplarda dilediği yerden ulaşabilir. Gazete ve özellikle interneti küçümsemek o platformda yazı yazan herkesi küçümsemek anlamına gelir ki sende internette yazı yazanlardansın. bu bakış açın son derece yanlıştır, bilimsel mantığa da aykırıdır. Bugün internet üzerinden hemen her bilgiye ulaşmak mümkün hale gelmiştir. senin yazdıkların zaten internette gerek firmaların gerekse bazı derneklerin web sitelerinde mevcut olan ve halka anlatılan bu işin pembe ve teknik tarafıdır. Yani senin verdiğin o bilgileri 2 tıklamayla ulaşılabilir ve standart bilgilerdir. Sanıyorum gıda mühendisliği okuduğun için günün birinde o firmalardan birinde çalışacaksın yada sahibi olacaksın. Dolayısı ile süt üzerinde oynanan bu oyunları görmezden gelmen ve olaya sadece endüstriyel açıdan bakman bu sebepledir. Ben Anestezi Uzmanı bir hekim olarak burda hekim kimliğimi dahi ortaya koymadan farkındalık yaratma uğraşındayım. Ancak sen daha gıda mühendisi bile olmadan "gıda mühendisi" diye kendi mesajlarına imza bırakıyorsun.Bana sorarsan o imzayı bırakmak seni daha inandırıcı yapmaz, "gıda mühendisi öğrencisi " olarak değiştirirsen biraz daha inandırıcılığı artacaktır. Burda amacımız insanlara faydalı olmak olmalıdır. Ayrıca benim adıma "size göre ambalajlı gıdaların hepsi zararlı " vs gibi cümleler kullanmak , son derece etik dışıdır. Konsantre meyve sularını vb ürünleri kastediyorsan evet bana göre onlarda da bir çok ticari oyun mevcuttur ve meyvenin gerçek besin içeriğinden çok uzaktırlar. Hatta ülkemizde tüketilen bir çok meyvenin kendisi sağlığa son derece zararlı olan ve yağda çözünen kimyasallar ile ilaçlanmaktadır. Bu kimyasallar vücuda girdiğinde de birikirler, meyvenin kendisinden fayda yerine zarar görürken sana ve tüm okuyanlara soruyorum , organik süt var , organik domates var , peki diğer organik olmayanlar nedir ? Nerden çıktı bu organik ? Organik olmayan sütle organik olan arasındaki fark nedir ? Azıcık kafası çalışan duyarlı bir insan bu soruları sorar ve cevapları hususunda sağlam bilimsel veriler ister.
Pastörizasyon , UHT ve homojenizasyon bu gibi işlemlerde hem yararlı mikroorganizmaları öldürür hemde zararlı olanları, ayrıca vitamin ve enzimleride büyük ölçüde yokeder. sen kendin yazmışsın yararlılar daha az ölür diye yukarıya birde %100 süt diyorsun ondan sonra, başta kendi yazıdığın yazı ile çelişiyorsun. Benim düşüncem seni yönlendiren bu konuda ders veren hocalarını bu konuda sorgulaman gerekmektedir. Zİra ülkemize sermaneyenin çıkarına değil halkın çıkarına çalışacak gıda mühendislerine ihtiyaç vardır. Ayrıca ben kesinlikle insanlara gidin ineğin memesinden sağılmış sütü için falan diye bir ibarede kullanmadım. Bilakis bunu yaparlarsa zarar göreceklerini yazdım. sadece kötünün iyisini tavsiye ettim. İlla içeceksen "günlük pastorize organik süt " yada " günlük organik süt " için dedim. Asepsi , antisepsi , sterilizasyon konusuna gelince; bazı mikroorganizmalar vardır ki sen 65-70 derece de 5 saat bıraksan ölmezler, çok daha yüksek sıcaklıklarda ölürler. o konuda da derinlemesine bilgin olmadığından bakış açın yanlış, sterilizasyon konularını biraz daha iyi öğrenmen lazım. Bu nedenle UHT işleminde pastörizasyona göre kayıp çok daha fazladır.

bilmeyenler için kısaca tarif edeyim ;

Sterilizasyon sporlu, sporsuz tüm mikroorganizmaların(mikropların) çeşitli yöntemlerle yok edilmesi işlemidir. Sterilizasyon işlemi uygulanan maddeler " steril madde " ünvanı kazanır, genellikle dezenfeksiyon ile karıştırılmaktadır. steril olduğu söylenen bir süt'ün içerisinde de yararlı yada zararlı hiç bir mikroorganizma bulunmaz. zaten karşı çıktığım durum da budur. Süt de zararlı mikroplardan arındırılırken bu nedenle STERİL EDİLMEZ. tabiri caiz ise steril bir süt hiç bir işe yaramaz. O nedenle pastörizasyon yöntemi ile dezenfekte edilir.

Dezenfeksiyon. Bir maddenin enfeksiyöz mikroorganizmalardan arındırılması işlemi*ne dezenfeksiyon denir. Süt pastörizasyon yönteni kullanılarak deznefekte edilir.

Pastörizasyon. Belli ısı derecelerinde (65°C'de 30 dakika, 72°C'de 15 saniye) patojen*lerden arındırma işlemine pastörizasyon denir. Bu işlem yaygın olarak süt (sütten bulaşabilecek en tehlikeli sporsuz bakteri olan sığır tüberkülozu etkeni Mycobacterium bovis'i öldürebilecek fakat sütün besin değerini minimum seviyede etkileyecek yöntem) için uygulanmakla beraber, laboratuvarlarda bazı bakterileri bulundurabileceği tahmin edilen ancak daha yüksek ısılarda özelliğini kaybeden bazı biyolojik maddeler (antiserum, kan serumu, karbonhidrat çözeltileri vs) için uygulanır. Süt pastörizasyonu esnasında sütte bulunan yararlı bir takım vitamin ve enzimlerde zarar görür , bazıları tamamen yokulur.

Ayrıca ben önceki yazımda sütün içerisinde "şu kadar vitamin vardır , çok vitamin içerir gibi " bir ibare kullanmadım. Ancak süt içerisinde başta C ve B12 vitamini olmak üzere bu iki vitaminin çok büyük oranda pastörizasyon ile bile zarar gördüğünü, UHT yöntemi ile kaybın ısının yüksek olmadından dolayı çok daha fazla olacağını yazdım. corleone arkadaşım benim sözlerimi biraz değiştirip "
Ayrıca süt verimli(fazla vitamin içeren) bir vitamin kaynağı değildir bunu nerden çıkardın merak ediyorum" bu şekilde kullanmış yazısında.

corleone nin bir diğer yanlış değerlendirmesi ise ;

"Sen normal sütte Laktaz yok diyorsun
Sütte mayalanma olmaz diyorsun, maya eklendi mi mayalanma olsun?Süt zaten steril mayalanma olmayacak heralde"

bu konuda benim yazdığım ise ;
"Örneğin süt şekeri olarak bilinen laktozun parçalanmasından sorumlu bir enzim olan laktaz, pastörizasyon sırasında dahi tamamen yok olmaktadır" pastörizasyon işlemi ile sütün içerisinden yok olan enzim "laktaz enzimidir" Burdan nasıl oldu da normal sütte laktaz enzimi yok anlamı çıkardın hayret! zaten ben laktaz enzimi pastorizasyon veya uht ısıl işlemleri ile yokediliyor diyorum var olmayan bişey nasıl yokedilir ?

Maya işinden hiç bahsetmediğim halde " mayalanma olmaz " demişim gibi yazmışsın buda senin kafan şayet karışık değilse bu hususta ön yargılı düşündüğünü, mayalanma üzerinden insanlara bilgi vermeye çalıştığını gösterir ki, moda mod bir bakış açısı olup tarafsız bir yaklaşım değildir.

Isıl işlem uygulanan sütler için "süt sterildir" yazmışsın, son derece yanlış bir bilgidir! kesinlikle steril değildir! sterilizasyonun tanımını yazdım yukarıya.

Aseptik kelime anlamı : Hastalık yapıcı etkenlerden arındırılmış, hastalık yapıcı etkenlerin tümüyle ortadan kaldırılmış ,

aseptik teknik ise hastalık yapıcı etkenlerin bulaşmasına ( hücre, doku ve organ kültürlerinde mantar, bakteri, virüs veya diğer mikroorganizmalar ) engel olacak şekilde dolum işlemi yapılmasıdır.

Sonuç

Kavram kargaşası yaratamaya gerek yok , corleone yazında bazı yerleri düzeltmen gerektiğini düşünyorum. bu konuda yazmadığım , hiç değinmediğim konulara dahi girmiş olmanı senin bilgili beni cahil yapmayacağını yazılarını bana karşı değilde ziyaretçilere karşı yazmanı ve ayrıca bu konuda bir takım ön yargılardan kurtulmanı tavsye ederim. Bizler bilinçli olur paramızı boşa harcamazsak üreticilerde mutlaka talep edildiği şekilde organik ürünleri pazarlamaya yöneleceklerdir. İçinize sinmeyen bir besini kesinlikle tüketmenizi önermiyorum, neden sütü pastörize etmek zorunda kalıyoruz ? bu konu ile ilgilide sütün tarihine bakmak gerekiyor, cevap özetle ineklerin metebolizmasının bilinçli olarak değiştirilmesi ve evrimleştirilmesidir.

Süt ile farklı görüşler için http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=715
burdaki yazıyı okuyabilirsiniz.
Konuya göstermiş olduğunuz ilgi ve emeğiniz için çok teşekkür ederim.
 
Üst