Forum Moderatörlüğü İçin Başvuru Alanı

Hoşgeldin!

Forum sitemiz tamamen ücretsizdir.

Şimdi Kayıt Ol!
  Konu görüntüleme sınırlıdır
Katılım
6 Şub 2021
Mesajlar
132
Çözümler
16
Tepki puanı
145
Puanları
93
Yaş
20
1 -) Melatonin hormonu genel olarak gece salgılanan ve vücuttaki biyolojik saati ayarlayan hormondur.

2 -) Evet vücut geliştirme sporu duruş bozukluğu ve iyi bir postür için oldukça önemlidir. Özellikle sedanter yaşama sahip veya masa başı iş, yanlış duruş ve oturuş pozisyonuna sahip bireylerin pozisyona bağlı olarak bazı kasları daha etkin haldeyken bazı kasları daha zayıflamış durumdadır. Öncelikle bu durumlardan kurtulup daha sonra ağırlık egzersizleriyle orantılı şekilde kasları çalıştırmak, kas dengesizliklerini ortadan kaldırmış olur. Böylelikle daha kişi daha iyi bir duruş ve postüre sahip olmuş olur.

3 -) Evet kas hafızası vardır. Iskelet kası hücreleri diğer hücrelerden farklı olarak çok çekirdekli yapıya sahiptir. Antrenmanlar sonrasında kas hücreleri buyüdügü gibi içerisinde bulunan ÇEKIRDEK sayısında da artış olur. Daha sonra kişi sporu bıraktığında kas hücreleri yeniden küçülür ancak içerisinde bulunan çekirdek sayısı sabit kalır. Bundan dolayı yeniden spora başlandığı zaman kas gelisimi ve toparlama daha hizlı olur. Buna kas hafızası denir.

4 -) Potasyum vücuttaki bulunan sıvıların osmotik basıncını ayarlamaya yardımcı olur. Asit baz dengesi içinde oldukça gereklidir. Ispanak, havuç, patates gibi besinlerde bol miktarda bulunur.

5 -) Stres kaslar üzerinde atrofiye ve kas geliştirmede ciddi aksaklıklara yol açar. Yani kataboliktir. Çünkü stres sonrasında vücudun işleyişi ve hormonel yapısında değişiklikler olur. Testesteron hormonunun azalmasına yol açar. Ayrıca kişi stresli olduğundan dolayı antrenmanlarında kas üzerindeki gerekli şiddeti ve verimi yakalayamaz. Ancak ağırlık çalışmaları vücuttaki endorfin ve serotonin hormonu salgılanmasını arttırır. Endorfin hormonu ağrı kesici ve anti-depresan yapıdadır. Serotonin hormonuda mutluluk hormonudur. Kişi mutlu olduğunda salgılanma miktarı artar. Yani ağırlık egzersizleri ve vucut geliştirmenin stres atmada etkili bir yol olduğunu düşünüyorum

Elimden geldiğince yanıtlamaya çalıştım umarım başarılı olmuştur. Teşekkürler
 
Son düzenleme:
Yorum
Thread Owner
Site Admini
Katılım
22 May 2015
Mesajlar
2,122
Çözümler
2
Tepki puanı
746
Puanları
188
Yaş
33
Web Sitesi
www.instagram.com
1 -) Melatonin hormonu genel olarak gece salgılanan ve vücuttaki biyolojik saati ayarlayan hormondur.

2 -) Evet vücut geliştirme egzersizi duruş bozukluğu ve iyi bir postür için oldukça önemlidir. Öz

Kısa cevaplar olmasın lütfen.Biraz daha açın , daha fazla detay verin.
Farzedin ki , ben öğrencizim bana ders anlatır gibi antatın.Sms gibi olmasın.
 
Yorum
Thread Owner
Site Admini
Katılım
22 May 2015
Mesajlar
2,122
Çözümler
2
Tepki puanı
746
Puanları
188
Yaş
33
Web Sitesi
www.instagram.com
1 -) Melatonin hormonu genel olarak gece salgılanan ve vücuttaki biyolojik saati ayarlayan hormondur.

2 -) Evet vücut geliştirme sporu duruş bozukluğu ve iyi bir postür için oldukça önemlidir. Özellikle sedanter yaşama sahip veya masa başı iş, yanlış duruş ve oturuş pozisyonuna sahip bireylerin pozisyona bağlı olarak bazı kasları daha etkin haldeyken bazı kasları daha zayıflamış durumdadır. Öncelikle bu durumlardan kurtulup daha sonra ağırlık egzersizleriyle orantılı şekilde kasları çalıştırmak, kas dengesizliklerini ortadan kaldırmış olur. Böylelikle daha kişi daha iyi bir duruş ve postüre sahip olmuş olur.

3 -) Evet kas hafızası vardır. Iskelet kası hücreleri diğer hücrelerden farklı olarak çok çekirdekli yapıya sahiptir. Antrenmanlar sonrasında kas hücreleri buyüdügü gibi içerisinde bulunan ÇEKIRDEK sayısında da artış olur. Daha sonra kişi sporu bıraktığında kas hücreleri yeniden küçülür ancak içerisinde bulunan çekirdek sayısı sabit kalır. Bundan dolayı yeniden spora başlandığı zaman kas gelisimi ve toparlama daha hizlı olur. Buna kas hafızası denir.

4 -) Potasyum vücuttaki bulunan sıvıların osmotik basıncını ayarlamaya yardımcı olur. Asit baz dengesi içinde oldukça gereklidir. Ispanak, havuç, patates gibi besinlerde bol miktarda bulunur.

5 -) Stres kaslar üzerinde atrofiye ve kas geliştirmede ciddi aksaklıklara yol açar. Yani kataboliktir. Çünkü stres sonrasında vücudun işleyişi ve hormonel yapısında değişiklikler olur. Testesteron hormonunun azalmasına yol açar. Ayrıca kişi stresli olduğundan dolayı antrenmanlarında kas üzerindeki gerekli şiddeti ve verimi yakalayamaz. Ancak ağırlık çalışmaları vücuttaki endorfin ve serotonin hormonu salgılanmasını arttırır. Endorfin hormonu ağrı kesici ve anti-depresan yapıdadır. Serotonin hormonuda mutluluk hormonudur. Kişi mutlu olduğunda salgılanma miktarı artar. Yani ağırlık egzersizleri ve vucut geliştirmenin stres atmada etkili bir yol olduğunu düşünüyorum

Elimden geldiğince yanıtlamaya çalıştım umarım başarılı olmuştur. Teşekkürler
Çok güzel olmuş , eline emeğine sağlık.

Melotinin hormonu biraz daha açalım lütfen.Saat biraz geç oldu , yarın yanıtlayın isterseniz , tam cevap istiyorum.

Misal diğer soruları ne güzel yanıtlamışsınız.
Yâda melatonin de benden olsun.
 
Yorum
Katılım
6 Şub 2021
Mesajlar
132
Çözümler
16
Tepki puanı
145
Puanları
93
Yaş
20
Çok güzel olmuş , eline emeğine sağlık.

Melotinin hormonu biraz daha açalım lütfen.Saat biraz geç oldu , yarın yanıtlayın isterseniz , tam cevap istiyorum.

Misal diğer soruları ne güzel yanıtlamışsınız.
Yâda melatonin de benden olsun.
Melatonin hormonu epifiz bezinden salgılanan bir hormondur. Bu hormonun salgılanması havanın kararmasıyla beraber başlar ve en yoğun miktara gecenin ilerleyen saatlerinde gerçekleşir. Kaliteli şekilde salgılanması için tamamen karanlık bir ortam ve verimli bir uyku gereklidir. En ufak bir ışık bile melatonin hormonunu rahatsız eder. Hatta bununla alakalı olarak uykuya geçmeden 1 1 buçuk saat öncesinde telefon, televizyona gibi radyasyon yayan cihazlara bakmak önerilmez. Görevide vucudun biyolojik saatini ayarlamaktır.

Bu arada beğenmenize sevindim. Teşekkür ederim :)
 
Yorum
Thread Owner
Site Admini
Katılım
22 May 2015
Mesajlar
2,122
Çözümler
2
Tepki puanı
746
Puanları
188
Yaş
33
Web Sitesi
www.instagram.com
Melatonin Nedir?

Beyindeki epifiz bezinden özellikle geceleri karanlık ortamda salgılanan bir hormon olan melatonin normal vücut ritimlerini korumada büyük önem taşır. Melatonin üretimi yaşla birlikte düşer.
Yeterli bir melatonin salınımı için, karanlık ortamda uyunması gerekir. Melatonin her zaman karanlıkta sentezlenir ve kana salgılanır. Karanlık periyoda ne zaman girilirse o zaman üretilmeye başlanır ve de karanlık sürdükçe üretimi devam eder. Gün ışığı azaldıkça, beyinde yüksek miktarlarda üretilmeye başlanır; uykuyu desteklemek için gece boyunca yüksek kalır. Gençlerde ve orta yaşlı yetişkinlerde, üretilen melatonin miktarı 5-20 mikrogram kadardır.
Melatonin üretimi kışın artar, yazın ise azalır. Kışın güneş ışığının azalması, gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olması melatoninin daha çok üretilmesine neden olur. Yazın ise ışığın artması, gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışığın çoğalması melatoninin üretimini azaltır

Melatonin, beynin tabanındaki epifiz bezinden doğal olarak salgılanır. Epifiz bezinin varlığı uzun zamandır biliniyordu, ama fonksiyonu 20. yüzyılın sonlarına kadar hala bir muammaydı. 1600’lerde, Fransız filozof Descartes, epifiz bezini, “ruhun makamı” olarak adlandırmıştı, çünkü, bir çokları duyguların oradan kaynaklandığına inanmaktaydı. Melatonin,epifiz bezinin pineolasitdenilen hücrelerinden salgılanır ve 45 yaşından sonra salgılanmasında azalma olur.
Melatonini Azaltan Diğer Faktörler
Stres, alkol, sigara, fazla kahve ve çay, bilgisayar başında uzun süre geçirilmesi, ışık, ses, yatmadan önce karnın tok olması gibi faktörler melatoninin azalmasına neden olur. Ayrıca depresyon ilaçları, uyku ilaçları ve beta blokerler de melatonin salgılanmasını azaltırlar. Uyurken ışığın söndürülmesi; TV’yi kapamak dışında fişlerin de çıkarılması gerektir. Ayrıca perdelerin kalın ve ışığı yansıtmayacak koyu renkte olmasına da dikkat edilmeli.

Melatonin Hormonu Ne İşe Yarar?

• Vücudun biyolojik saatini ve ritmini ayarlar.

• Hücre yenileyici ve bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi vardır. Bilinen en güçlü antioksidanlardan biridir. Melatonin vücuttaki tüm hücrelere girebilir. Hücre içerisinde melatoninin, hücrenin genetik kodunu taşıyan (DNA) hücre çekirdeğini özel bir biçimde koruduğu ve bu şekilde, hasara uğrayan hücrenin kendini tamir etmesine yardım ettiği ifade edilmektedir.

• American Journal of Physiology dergisinde, Aralık 2007’de yayınlanan bir yazı, melatoninin böbreklerde enflamasyonu ve oksidatif stresi düşürdüğünü, böylelikle organın zarar görmesini engellediğinden söz etmiştir. Melatoninin antioksidan etkileri, gözlere de yarar sağlamaktadır. Klinik bir çalışmada, melatoninin retinayı korumakta önemli bir rol oynadığını ve makula dejenerasyonunu geciktirdiği gözlemlenmiştir.

• Uyumadan 30-60 dakika önce melatonin alımının, uykuya dalma süresini kısalttığı ve uyku süresini uzatabildiği yönünde araştırmalar bulunmaktadır. Melatonin kapsül ve tablet olarak olarak alınabilmektedir. Dil altından alınan formu da vardır.

• Bazı araştırmalar, melatonin takviyelerinin jet lag’i tedavi etmek ya da uykuya dalma süresini kısaltmakta yardımcı olabileceğini söylese de, etkisi oldukça hafiftir. Birkaç küçük klinik çalışması, kısa süre kullanımlarda, melatoninin, uykuya dalma sürecini kısaltması, uyku saatlerini çoğaltması ve gün içindeki uyanıklığı geliştirmesinde, plasebodan daha etkili olduğu görülmüştür. 1992’de Claustrat, melatoninin, jet-lag’i nasıl hafiflettiği ile ilgili bir çalışma yürüttü. Kuzey Amerika’dan Fransa’ya uçan jet-lag’e fazlasıyla duyarlı olan sağlıklı gönüllüler üzerine çift kör bir çalışma uygulandı. Deneklerden bir grup 8 mg. melatonin, diğer grup ise plasebo aldı. Çalışma sonuçlarında, melatoninin doğu yakası uçuşlarında jat-lag’i hafifletmeye yardımcı olduğu görüldü.

• Melatoninin, uyku bozuklukları ve anksiyete ilaçlarından olan benzodiazepin ilaçları doz azaltılmasındaki yoksunluk semptomlarının azalmasına yardımcı olduğu ile ilgili bazı kanıtlar vardır. Melatonin benzodiazepin gibi davranmaz sadece vücuda, onun yokluğu ile ilgili yardımcı olur.

• Baltimore’daki Kennedy Krieger Institute’den Otizm tedavisinde uzman Dr. Andrew Zimmerman’a göre, çalışmalar otistik çocukların %70 gibi büyük bir bölümünün, uyku bozuklukları yaşadıklarını göstermektedir. Araştırmacıların raporlarına göre, melatoninin düşük dozlarının otistik çocuklara daha iyi bir uyku uyumaları ile ilgili yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda, gelişimsel yetersizlik (serebral palsi, otizm, ve zihin geriliği) yaşayan çocukların uykuya dalma süresini kısaltmaktadır. Nashville, Tenn’de, Vanderbilt University, Sleep Disorders Center’in yöneticisi Dr. Beth Malow, otizm teşhisli 4-10 yaş arası 11 gencin, küçük dozlarda melatonin ile daha hızlı uykuya dalıp daha uzun uyuduklarını söylemektedir.

• Şizofreni tanısı altındaki hastalar da, imsomnia gibi uykusuzluk sorunları yaşarlar. Bu sorunlara, uykuya dalmak ve uykuda kalmak da dahildir. PsychiatryMatters’da yayınlanan bir çalışma, insomnia yaşayan şizofreni hastaları için, reçeteli uyku ilaçlarının yan etkileri olmadan, melatoninin, daha etkin ve güvenli olduğunu göstermiştir. Schizophrenia Bulletin‘de 1990’da yayınlanan ilk çalışmaların birinde, melatoninin şizofreni ile ilişkili olduğu gözlendi. Çalışmanın yazarları, düşük melatonin düzeyli hastaların, aynı zamanda ventriküler genişleme, serebral apropi, bozuk bilişsel gelişim, ergenlik döneminde şizofreni başlangıcı, antipsikotik ilaçlara zayıf yanıt ve titreme, kasılma, yürüyüşte çarpıklık gibi ekstrapramidal semptomlar göstermektelerdir.

• Melatoninin rollerinden biri, stresin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisini, stresin sebebi ne olursa olsun, yok etmektir. Stres, viral sızma, duygusal stres, ilaç etkili immünosupresyon ya da yaşlanma yoluyla olabilir. Hayvan çalışmalarında, melatoninin, fiziksel stresin etkilerini geriye çevirdiği görülmüştür. Deneysel bir çalışmada, laboratuar farelerine bir virüsün, ölümcül olmayan yüksek düzeyini enjekte edildi. Farelerden yarısına da sonrasında, melatonin zerk edilmişti. Deneyin bitiminde, her iki grup da, bağışıklık yanıtını inhibe ettiği ile bilinen, engelleme stres prosedürüne tabi tutuldular. 10 günün sonunda, melatonin ile tedavi edilmiş farelerin, kontrol grubun %6’sı ile karşılaştırıldığında, %82’si hala yaşamaktaydı.

• Yaşlanmak sadece bağışıklığın doğası ve humoral (sıvısal) bağışıklıkta değişiklikler yapmakla kalmaz, aynı zamanda hücresel bağışıklıkta da değişikliklere sebep olur. Bağışıklık sistemindeki yaşa bağlı bozulmalar ilk önce, 60 yaş civarında, plazma melatonin konsantrasyonunun azalması ile başlar. İmmün-yaşlanma denen bağışıklık sistemlerindeki yaşa bağlı düşüş, NK hücreleri, granülositler ve makrofajların fonksiyonel aktivitelerindeki düşüşler olarak karakterize edilir. Melatonin doğal ve hücresel bağışıklığı geliştirir. Melatonin, progenitör hücre üretmesi konusunda; NK hücreleri, granülositler ve makrofajları uyarır.

• Melatoninin kanser engelleyici bir ajan olduğuyla ilgili çok sayıda bilimsel araştırma bulunmaktadır. Melatoninin, anti kanser ajanlar ile anti-proliferatif ve sinerjetik etkisi, hem in vitro hem de in vivo çalışmalarla rapor edilmiştir. İn vitro ve hayvan çalışmaları, melatoninin anti-tümör etkilerinin anti-mikotik ya da immünomodülatör aktiviteden kaynaklandığını düşündürmektedir. Kanserin bir çok türü ile ilgili çalışmalarda, melatonin hem tek başına, hem de kemoterapi, radyasyon terapisi, hormon terapisi ya da immünoterapi ile birlikte kullanılmıştır. Çalışmalar, ilerlemiş akciğer kanseri ve melonoma gibi tedavi edilemeyen belirli kanser türlerinde, hastanın yaşam süresini uzattığı ve kalitesini geliştirdiğini göstermiştir. Radyasyon genellikle anemiye sebep olur. Melatonin, trombosit üretimini canlandırarak, kanser hastalarında düşük trombosit sayımı ve anemiyi etkin bir biçimde tedavi ettiği görülmüştür.

• Çeşitli çalışmalar, düşük melatonin düzeylerinin göğüs kanser riski ile ilişkili olduğunu göstermiştir. 17 Ekim 2001’de Journal of the National Cancer Institute’de, melatonin düzeylerinin genelde en yüksek olduğu 01.30 civarında uyuyamayan kadınlar arasındaki göğüs kanseri riskinin önemli artışı üzerine iki çalışma yayınlanmıştı. Laboratuar çalışmalarında, melatonin eksikliğinin belirli göğüs kanseri hücrelerinin büyümesini canlandırdığı, hücrelere melatonin verildiğinde de büyümenin yavaşladığı görülmüştür. Bir başka küçük çalışmada ise, göğüs kanserine karşı tamoksifen alan ve hiçbir gelişme göstermeyen kadınlara melatonin takviyesi yapmanın, tümörlerin %28 oranında küçülmelerine sebep olduğunu göstermiştir.
.


@Kaannn Buda müessesesi in ikramı :)
 
Yorum
Katılım
6 Şub 2021
Mesajlar
132
Çözümler
16
Tepki puanı
145
Puanları
93
Yaş
20
Melatonin Nedir?

Beyindeki epifiz bezinden özellikle geceleri karanlık ortamda salgılanan bir hormon olan melatonin normal vücut ritimlerini korumada büyük önem taşır. Melatonin üretimi yaşla birlikte düşer.
Yeterli bir melatonin salınımı için, karanlık ortamda uyunması gerekir. Melatonin her zaman karanlıkta sentezlenir ve kana salgılanır. Karanlık periyoda ne zaman girilirse o zaman üretilmeye başlanır ve de karanlık sürdükçe üretimi devam eder. Gün ışığı azaldıkça, beyinde yüksek miktarlarda üretilmeye başlanır; uykuyu desteklemek için gece boyunca yüksek kalır. Gençlerde ve orta yaşlı yetişkinlerde, üretilen melatonin miktarı 5-20 mikrogram kadardır.
Melatonin üretimi kışın artar, yazın ise azalır. Kışın güneş ışığının azalması, gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olması melatoninin daha çok üretilmesine neden olur. Yazın ise ışığın artması, gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışığın çoğalması melatoninin üretimini azaltır

Melatonin, beynin tabanındaki epifiz bezinden doğal olarak salgılanır. Epifiz bezinin varlığı uzun zamandır biliniyordu, ama fonksiyonu 20. yüzyılın sonlarına kadar hala bir muammaydı. 1600’lerde, Fransız filozof Descartes, epifiz bezini, “ruhun makamı” olarak adlandırmıştı, çünkü, bir çokları duyguların oradan kaynaklandığına inanmaktaydı. Melatonin,epifiz bezinin pineolasitdenilen hücrelerinden salgılanır ve 45 yaşından sonra salgılanmasında azalma olur.
Melatonini Azaltan Diğer Faktörler
Stres, alkol, sigara, fazla kahve ve çay, bilgisayar başında uzun süre geçirilmesi, ışık, ses, yatmadan önce karnın tok olması gibi faktörler melatoninin azalmasına neden olur. Ayrıca depresyon ilaçları, uyku ilaçları ve beta blokerler de melatonin salgılanmasını azaltırlar. Uyurken ışığın söndürülmesi; TV’yi kapamak dışında fişlerin de çıkarılması gerektir. Ayrıca perdelerin kalın ve ışığı yansıtmayacak koyu renkte olmasına da dikkat edilmeli.

Melatonin Hormonu Ne İşe Yarar?

• Vücudun biyolojik saatini ve ritmini ayarlar.

• Hücre yenileyici ve bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi vardır. Bilinen en güçlü antioksidanlardan biridir. Melatonin vücuttaki tüm hücrelere girebilir. Hücre içerisinde melatoninin, hücrenin genetik kodunu taşıyan (DNA) hücre çekirdeğini özel bir biçimde koruduğu ve bu şekilde, hasara uğrayan hücrenin kendini tamir etmesine yardım ettiği ifade edilmektedir.

• American Journal of Physiology dergisinde, Aralık 2007’de yayınlanan bir yazı, melatoninin böbreklerde enflamasyonu ve oksidatif stresi düşürdüğünü, böylelikle organın zarar görmesini engellediğinden söz etmiştir. Melatoninin antioksidan etkileri, gözlere de yarar sağlamaktadır. Klinik bir çalışmada, melatoninin retinayı korumakta önemli bir rol oynadığını ve makula dejenerasyonunu geciktirdiği gözlemlenmiştir.

• Uyumadan 30-60 dakika önce melatonin alımının, uykuya dalma süresini kısalttığı ve uyku süresini uzatabildiği yönünde araştırmalar bulunmaktadır. Melatonin kapsül ve tablet olarak olarak alınabilmektedir. Dil altından alınan formu da vardır.

• Bazı araştırmalar, melatonin takviyelerinin jet lag’i tedavi etmek ya da uykuya dalma süresini kısaltmakta yardımcı olabileceğini söylese de, etkisi oldukça hafiftir. Birkaç küçük klinik çalışması, kısa süre kullanımlarda, melatoninin, uykuya dalma sürecini kısaltması, uyku saatlerini çoğaltması ve gün içindeki uyanıklığı geliştirmesinde, plasebodan daha etkili olduğu görülmüştür. 1992’de Claustrat, melatoninin, jet-lag’i nasıl hafiflettiği ile ilgili bir çalışma yürüttü. Kuzey Amerika’dan Fransa’ya uçan jet-lag’e fazlasıyla duyarlı olan sağlıklı gönüllüler üzerine çift kör bir çalışma uygulandı. Deneklerden bir grup 8 mg. melatonin, diğer grup ise plasebo aldı. Çalışma sonuçlarında, melatoninin doğu yakası uçuşlarında jat-lag’i hafifletmeye yardımcı olduğu görüldü.

• Melatoninin, uyku bozuklukları ve anksiyete ilaçlarından olan benzodiazepin ilaçları doz azaltılmasındaki yoksunluk semptomlarının azalmasına yardımcı olduğu ile ilgili bazı kanıtlar vardır. Melatonin benzodiazepin gibi davranmaz sadece vücuda, onun yokluğu ile ilgili yardımcı olur.

• Baltimore’daki Kennedy Krieger Institute’den Otizm tedavisinde uzman Dr. Andrew Zimmerman’a göre, çalışmalar otistik çocukların %70 gibi büyük bir bölümünün, uyku bozuklukları yaşadıklarını göstermektedir. Araştırmacıların raporlarına göre, melatoninin düşük dozlarının otistik çocuklara daha iyi bir uyku uyumaları ile ilgili yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda, gelişimsel yetersizlik (serebral palsi, otizm, ve zihin geriliği) yaşayan çocukların uykuya dalma süresini kısaltmaktadır. Nashville, Tenn’de, Vanderbilt University, Sleep Disorders Center’in yöneticisi Dr. Beth Malow, otizm teşhisli 4-10 yaş arası 11 gencin, küçük dozlarda melatonin ile daha hızlı uykuya dalıp daha uzun uyuduklarını söylemektedir.

• Şizofreni tanısı altındaki hastalar da, imsomnia gibi uykusuzluk sorunları yaşarlar. Bu sorunlara, uykuya dalmak ve uykuda kalmak da dahildir. PsychiatryMatters’da yayınlanan bir çalışma, insomnia yaşayan şizofreni hastaları için, reçeteli uyku ilaçlarının yan etkileri olmadan, melatoninin, daha etkin ve güvenli olduğunu göstermiştir. Schizophrenia Bulletin‘de 1990’da yayınlanan ilk çalışmaların birinde, melatoninin şizofreni ile ilişkili olduğu gözlendi. Çalışmanın yazarları, düşük melatonin düzeyli hastaların, aynı zamanda ventriküler genişleme, serebral apropi, bozuk bilişsel gelişim, ergenlik döneminde şizofreni başlangıcı, antipsikotik ilaçlara zayıf yanıt ve titreme, kasılma, yürüyüşte çarpıklık gibi ekstrapramidal semptomlar göstermektelerdir.

• Melatoninin rollerinden biri, stresin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisini, stresin sebebi ne olursa olsun, yok etmektir. Stres, viral sızma, duygusal stres, ilaç etkili immünosupresyon ya da yaşlanma yoluyla olabilir. Hayvan çalışmalarında, melatoninin, fiziksel stresin etkilerini geriye çevirdiği görülmüştür. Deneysel bir çalışmada, laboratuar farelerine bir virüsün, ölümcül olmayan yüksek düzeyini enjekte edildi. Farelerden yarısına da sonrasında, melatonin zerk edilmişti. Deneyin bitiminde, her iki grup da, bağışıklık yanıtını inhibe ettiği ile bilinen, engelleme stres prosedürüne tabi tutuldular. 10 günün sonunda, melatonin ile tedavi edilmiş farelerin, kontrol grubun %6’sı ile karşılaştırıldığında, %82’si hala yaşamaktaydı.

• Yaşlanmak sadece bağışıklığın doğası ve humoral (sıvısal) bağışıklıkta değişiklikler yapmakla kalmaz, aynı zamanda hücresel bağışıklıkta da değişikliklere sebep olur. Bağışıklık sistemindeki yaşa bağlı bozulmalar ilk önce, 60 yaş civarında, plazma melatonin konsantrasyonunun azalması ile başlar. İmmün-yaşlanma denen bağışıklık sistemlerindeki yaşa bağlı düşüş, NK hücreleri, granülositler ve makrofajların fonksiyonel aktivitelerindeki düşüşler olarak karakterize edilir. Melatonin doğal ve hücresel bağışıklığı geliştirir. Melatonin, progenitör hücre üretmesi konusunda; NK hücreleri, granülositler ve makrofajları uyarır.

• Melatoninin kanser engelleyici bir ajan olduğuyla ilgili çok sayıda bilimsel araştırma bulunmaktadır. Melatoninin, anti kanser ajanlar ile anti-proliferatif ve sinerjetik etkisi, hem in vitro hem de in vivo çalışmalarla rapor edilmiştir. İn vitro ve hayvan çalışmaları, melatoninin anti-tümör etkilerinin anti-mikotik ya da immünomodülatör aktiviteden kaynaklandığını düşündürmektedir. Kanserin bir çok türü ile ilgili çalışmalarda, melatonin hem tek başına, hem de kemoterapi, radyasyon terapisi, hormon terapisi ya da immünoterapi ile birlikte kullanılmıştır. Çalışmalar, ilerlemiş akciğer kanseri ve melonoma gibi tedavi edilemeyen belirli kanser türlerinde, hastanın yaşam süresini uzattığı ve kalitesini geliştirdiğini göstermiştir. Radyasyon genellikle anemiye sebep olur. Melatonin, trombosit üretimini canlandırarak, kanser hastalarında düşük trombosit sayımı ve anemiyi etkin bir biçimde tedavi ettiği görülmüştür.

• Çeşitli çalışmalar, düşük melatonin düzeylerinin göğüs kanser riski ile ilişkili olduğunu göstermiştir. 17 Ekim 2001’de Journal of the National Cancer Institute’de, melatonin düzeylerinin genelde en yüksek olduğu 01.30 civarında uyuyamayan kadınlar arasındaki göğüs kanseri riskinin önemli artışı üzerine iki çalışma yayınlanmıştı. Laboratuar çalışmalarında, melatonin eksikliğinin belirli göğüs kanseri hücrelerinin büyümesini canlandırdığı, hücrelere melatonin verildiğinde de büyümenin yavaşladığı görülmüştür. Bir başka küçük çalışmada ise, göğüs kanserine karşı tamoksifen alan ve hiçbir gelişme göstermeyen kadınlara melatonin takviyesi yapmanın, tümörlerin %28 oranında küçülmelerine sebep olduğunu göstermiştir.
.


@Kaannn Buda müessesesi in ikramı :)
Ben biraz daha genel hatlarıyla biliyordum. Böylelikle okuyup öğrenmiş oldum. Yararlı bir ikram oldu. Teşekkür ederim.
 
Yorum
Thread Owner
Site Admini
Katılım
22 May 2015
Mesajlar
2,122
Çözümler
2
Tepki puanı
746
Puanları
188
Yaş
33
Web Sitesi
www.instagram.com
Moderatör alımlarımız devam etmektedir.
Her biri alanında uzman , kişilerin başvuru yapması önceliklidir.

Branş farketmeksizin , diyetisyen , fizyoterapist , fitness eğitmeni ,yoga eğitmeni , dans eğitimeni , basketbol koçu , boks antrenörü , kick boks eğitmeni , voleybol eğitmeni , beden eğitimi öğretmenleri , bu işi profesyonel olarak yapan müsabık sporcular .v.b

Spor ile ilgilenen , bunu yaşam tarzı olarak benimsemiş A'dan Z'ye herkes davetlidir.

Toplamda 20 tane moderatör alımı yapılacaktır.

10 tane erkek moderatör
10 tane de bayan moderatör
Alımı gerçekleşecektir.

Bu katagoriye dahil olmak ve başvuru yapmak isteyenlerin 20 ile 30 yaş ortalamasında olması birinci tercihimiz.

Kısa bir soru-cevap sonrası - mülakatıda , başarılı bir şekilde geçen arkadaşlara fitness bilim forumunda , moderatörlük yetkisi verilecektir.

Herkese iyi günler , iyi çalışmalar dilerim.
 
Yorum
Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
17 Haz 2018
Mesajlar
26
Tepki puanı
26
Puanları
18
Konum
İzmir
Ben Tayfun, 26 yaşındayım. İzmir'de yaşıyorum. 2017 Hacettepe Fizyoterapi ve Rehabilitasyon lisans mezunuyum, 2021'de Yüksek Lisansımı tamamladım.

Kendimi bildim bileli sporla ilgileniyorum, geçirdiğim kırık sonrası profesyonelce ilgilenmesem de, çoğu sporla içli dışlı olmuşluğum var. Bununla birlikte eğitimimle paralel olarak üniversite yıllarından beri optimal kas uzunluk-gerim ilişkisini korumak için vücut geliştirmeyle ilgilenmekteyim.

Hacettepe'de sporcu sağlığında ve ortopedik rehabilitasyonda stajlar yaptım, mezuniyet sonrasında da birçok sporcu ile klinik olarak 1.5 sene kadar post-op dönemde çalıştım. İşin sadece kaslar ve eklemler değil; fasyo, nöronlar, beyin ile de ilgili olduğunun farkına vardım ve bu yönde de kendimi geliştirdim.

Body building'in ilerleyici uç kısımlarından ziyade, gerilemeye sebep olan sakatlıklar, biyomekaniksel bozukluklar, spor yaralanmaları ve anatomik-fizyolojik yaklaşımlar konusunda fikirlerimi ve bilgilerimi paylaşmaya hazırım.

Herkes egzersiz paylaşırsa, sakatlıkta ilk tavsiyeleri kimden alacağız değil mi :)

Şimdiden teşekkür ederim, sizden dönüş bekliyorum.
 
Yorum
  • :)
  • :D
  • ;D
  • :lollol:
  • :lol:
  • ;)
  • :(
  • :cool:
  • :p
  • :eek:
  • :laugh:
  • :rolleyes:
  • :angry:
  • :mad:
  • :embarras:
  • :undecided:
  • :cry:
  • :evil:
  • :heart:
  • %p
  • :bravo:
Üst