Hoş geldin!

Forum sitemize kayıt olarak fitness ve vücut geliştirme konularında sorular sorabilir, diğer insanlarla iletişime geçebilirsiniz!

Şimdi Kayıt Ol

Çocuk sporcularda beslenme

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
Merhaba

Öncelikle buradan soru sorma imkanı veren Savaş Bey e ve cevap yazacak üyelere teşekkür ederim.

istanbulda yaşıyorum. 6 yaşında çocuğum var, yüzme sporuna başladı. haftada 5 gün kara ve havuzda ciddi antreman yapıyor.
Antreman sonrası beslenmesinde kaliteli Whey proteini kullanmak istiyorum.

- Aspartam ( asparik asit )
- Gluten
- GDO
- Hidrojenize yağ

içermeyen ürün arıyorum. yardım ve önerilerinizi bekliyorum. Ayrıca forumda "çocuk sporcu beslenmesi " içinde bir bölüm oluşturulması konusunda yetkili arkadaşların görüşlerini bekliyorum.
 

Fatih A.

Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
799
Tepkime puanı
236
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
4
Merhaba

Öncelikle buradan soru sorma imkanı veren Savaş Bey e ve cevap yazacak üyelere teşekkür ederim.

istanbulda yaşıyorum. 6 yaşında çocuğum var, yüzme sporuna başladı. haftada 5 gün kara ve havuzda ciddi antreman yapıyor.
Antreman sonrası beslenmesinde kaliteli Whey proteini kullanmak istiyorum.

- Aspartam ( asparik asit )
- Gluten
- GDO
- Hidrojenize yağ

içermeyen ürün arıyorum. yardım ve önerilerinizi bekliyorum. Ayrıca forumda "çocuk sporcu beslenmesi " içinde bir bölüm oluşturulması konusunda yetkili arkadaşların görüşlerini bekliyorum.
Merhaba, beslenme konusunda uzman değilim gıda müh. okuyorum kendi bilgilerimi paylaşayım.
Aspartam içermeyen birçok ürün var, anladığım kadarıyla çocuğunuz hiç şeker tüketmiyor. Tatlandırıcı konusu çok geniş bir konu, bu konuda önerim şekerle tatlılık değeri aynı olan ve zararı olmayan(Uygun miktarda tüketilirse) fibrelle ürünüdür, detaylı bilgiye Anasayfa adresinden okuyabilirsiniz. İçeriği en uygun olan tatlandırıcı bence budur.
Çocuğunuzda çölyak hastalığı var sanıyorum, karbonhidrat kaynağı olarak aklıma gelen karabuğday(greçka) öneririm. Büyük süpermarketlerin diyet ürünler bölümünde bulunuyor(doğal olarak gluten içermez), gluten içermeyen kek kurabiyeler var ama şeker içerir.
GDO tekniğinin uygulanıp uygulanmadığını anlamak ev ortamında mümkün değildir, işlemin ne amaçla yapıldığı önemli. GDO nun çıkış aşaması ABD deki çiftçilerin mısırların köklerinde oluşan hastalığı ilaç kullanmadan nasıl gideririz sorusundan sonra ortaya çıkmış ve mısırların genetiği değiştirilerek hastalıktan arındırılmıştır.
Hidrojenize yağ olmayan birçok ürün mevcuttur, margarin almayacaksınız, üzerinde bitkisel nebati yağların hidrojenize edilmesiyle üretilmiş yazan ürünleri almayacaksınız.
Küçük çocuğunuz için whey proteini uygun olmayabilir, ayrıca bu protein yoğun bir ağırlık antrenmanından sonra kullanılır(genellikle). Bu proteinlerin içeriği doğaldır ama çocuğunuzun bu kadar protein ihtiyacı olabilir mi bu yaşta yada bu kadar yorucu antreman yapıyor mu? Doğal beslenmek en mantıklı seçenek olacaktır şuan için. omega 3-6-9 yağlarını içeren supplement alınabilir, özelden kullandığım ürünü yazabilirim. Beslenmesinden yarım yağlı yoğurdu ,yarım yağlı beyaz peyniri eksik etmeyin. Yoğurt prebiyotik(insan vücuduna faydalı) bakteri içerir. Et tüketilebilir, günde 1 meyve yiyebilir. Şimdilik en uygun besinler bunlardır.
 

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
Corleone arkadaşım cevap yazdığın için tşk ederim. Yüzme sporunda başarılı olabilmek için daha çok artık karada fitness ve crossfit tarzı antreaman yapılıyor. havuzda ise daha çok teknik ve hız çalışamları yapılıyor. Dayanıklılık ve kas gücü aletli ve aletsiz yapılan egzersizler ile tamamlanıyor. çocukların vücutlarında ki Yağ miktarında ki küçük artışlar, çok daha çabuk yorulmasına ve performans kaybına neden oluyor. birde çocukların damak zevkine hitap edicek kolay çiğnenebilecek tarzda protein içeren besinlerin verilmesi gerekiyor. Antreamn sonrası çoğu zaman Izgara et yerine haşlama et tercih etsek de , eti tüketmesi uzun zaman aldığından ve sindirimi güç olduğundan, sıvı olarak alınabilen protein kaynaklarına yöneldik. olumlu netice alıyoruz , gr olarak çocuğun kilosuna göre ayarlandığı sürece , doğala en yakın olan protein tozlarının yaş bağımsız olarak kullanılmasının bir sakıncası olduğunu düşünmüyorum Şöyle örnek verirsek yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı olan haftasını tamamlayamadan erken dünyaya gelmiş ve henüz oral yolla beslenemeyen prematüre bebeklerin beslenmesi damar yolu ile yapılır, Yeteri kadar trophamine ( protein ), lipid ve glikoz ile damardan beslenen bu bebekler yoğun bakımlarda beslenirler ve akabinde besin sindirebilecek durmuma geldiklerinde yine içinde bir çok besin öğesi içeren bebek mamaları kullanılarak nutrisyonlarına devam edilmektedir. Adeta bebek ölüm döşeğinde iken ve gelişimini henüz tamamlayamamışken dahi , sentetik proteinler ( trophamine ) verilerek büyüme sağlanıldığı düşünüldüğünde, doğala en yakın protein tozlarının uygun gr larda kullanılmasını sakıncalı olarak değerlendirmenin yanlış olacağını düşünüyorum. Ancak protein ihtiyacı konusunda size katılıyorum, 1 porsiyon whey protein tozunda ort. 25 gr protein olduğu düşünülürse çocuğunda 20 kg olduğu dikkate alınırsa, 1 ölçek 1 ögün için çok yüksek gelicektir. 20 kg bir çocuğun kabaca antreman sonrası 6-7 gr ihtiyacı olacaktır,kabaca 2 bardak süt yada 2 yumurta beyazı diyebiliriz. Ancak çoçukların bazıları çok inatçı olduğundan ve antreamn olayı süreklilik arz ettiğinden dolayı, protein alımının devamlılı ve düzeni açısından sadece antreman sonrası yapacağı öğüne kadar olan sürede sindirebileceği hydro yada islote şeklinde whey proteini tavsiyesine ihtiyacım var, bir bakıma çocukların kiloları ve buna bağlı olarak alması gereken protein miktarları küçük miktarlar olduğundan dolayı normal beslenme ile kolaylıkla karşılanabilir diyebiliriz o konuda size katılıyorum ancak yılda yaklaşık 220 gün antreman yapıcak bir çocuğun her antreman sonrası bunu takip edebilmesi , hemen vakit kaybetmeden beslenmebilmesi vs oldukça zor olucaktır. Kısaca whey proteini antreman sonrası uygun beslenme şartları o yada bu sebepten oluşamadığında devreye girecek ve faydalı olacaktır şeklinde düşünüyorum. konsantre Whey ler hariç ıso ve hydro olanlardan en iyisini ve doğalını arama çabam bundan dolayıdır. Onun haricinde alternatif bir ürün yada sistem önericek olan arakdaşlarımızada şimdiden tşk ederim. Çocuklar ile ilgili oalrak bu konun tartışılması çocuğu spor ve egzersiz yapan bir çok ebeveynide yakından ilgilendirecektir diye düşünüyorum.
 

Fatih A.

Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
799
Tepkime puanı
236
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
4
Corleone arkadaşım cevap yazdığın için tşk ederim. Yüzme sporunda başarılı olabilmek için daha çok artık karada fitness ve crossfit tarzı antreaman yapılıyor. havuzda ise daha çok teknik ve hız çalışamları yapılıyor. Dayanıklılık ve kas gücü aletli ve aletsiz yapılan egzersizler ile tamamlanıyor. çocukların vücutlarında ki Yağ miktarında ki küçük artışlar, çok daha çabuk yorulmasına ve performans kaybına neden oluyor. birde çocukların damak zevkine hitap edicek kolay çiğnenebilecek tarzda protein içeren besinlerin verilmesi gerekiyor. Antreamn sonrası çoğu zaman Izgara et yerine haşlama et tercih etsek de , eti tüketmesi uzun zaman aldığından ve sindirimi güç olduğundan, sıvı olarak alınabilen protein kaynaklarına yöneldik. olumlu netice alıyoruz , gr olarak çocuğun kilosuna göre ayarlandığı sürece , doğala en yakın olan protein tozlarının yaş bağımsız olarak kullanılmasının bir sakıncası olduğunu düşünmüyorum Şöyle örnek verirsek yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı olan haftasını tamamlayamadan erken dünyaya gelmiş ve henüz oral yolla beslenemeyen prematüre bebeklerin beslenmesi damar yolu ile yapılır, Yeteri kadar trophamine ( protein ), lipid ve glikoz ile damardan beslenen bu bebekler yoğun bakımlarda beslenirler ve akabinde besin sindirebilecek durmuma geldiklerinde yine içinde bir çok besin öğesi içeren bebek mamaları kullanılarak nutrisyonlarına devam edilmektedir. Adeta bebek ölüm döşeğinde iken ve gelişimini henüz tamamlayamamışken dahi , sentetik proteinler ( trophamine ) verilerek büyüme sağlanıldığı düşünüldüğünde, doğala en yakın protein tozlarının uygun gr larda kullanılmasını sakıncalı olarak değerlendirmenin yanlış olacağını düşünüyorum. Ancak protein ihtiyacı konusunda size katılıyorum, 1 porsiyon whey protein tozunda ort. 25 gr protein olduğu düşünülürse çocuğunda 20 kg olduğu dikkate alınırsa, 1 ölçek 1 ögün için çok yüksek gelicektir. 20 kg bir çocuğun kabaca antreman sonrası 6-7 gr ihtiyacı olacaktır,kabaca 2 bardak süt yada 2 yumurta beyazı diyebiliriz. Ancak çoçukların bazıları çok inatçı olduğundan ve antreamn olayı süreklilik arz ettiğinden dolayı, protein alımının devamlılı ve düzeni açısından sadece antreman sonrası yapacağı öğüne kadar olan sürede sindirebileceği hydro yada islote şeklinde whey proteini tavsiyesine ihtiyacım var, bir bakıma çocukların kiloları ve buna bağlı olarak alması gereken protein miktarları küçük miktarlar olduğundan dolayı normal beslenme ile kolaylıkla karşılanabilir diyebiliriz o konuda size katılıyorum ancak yılda yaklaşık 220 gün antreman yapıcak bir çocuğun her antreman sonrası bunu takip edebilmesi , hemen vakit kaybetmeden beslenmebilmesi vs oldukça zor olucaktır. Kısaca whey proteini antreman sonrası uygun beslenme şartları o yada bu sebepten oluşamadığında devreye girecek ve faydalı olacaktır şeklinde düşünüyorum. konsantre Whey ler hariç ıso ve hydro olanlardan en iyisini ve doğalını arama çabam bundan dolayıdır. Onun haricinde alternatif bir ürün yada sistem önericek olan arakdaşlarımızada şimdiden tşk ederim. Çocuklar ile ilgili oalrak bu konun tartışılması çocuğu spor ve egzersiz yapan bir çok ebeveynide yakından ilgilendirecektir diye düşünüyorum.
Çocuğunuzun beslenmesine dikkat etmeniz gerçekten çok hoş, takdir ediyorum sizi. Protein shake lerden ayrıca protein barda yapabilirsiniz. Kuryemişleri ,az miktar kuru meyveyi,sütü, protein tozunu(whey yada casein olabilir) rondo dan geçirin, şekil verin, streç filmle ambalajlayın. Çok iyi sporcu besini olur, tüketmesi zor olmaz. İyi Çalışmalar
 

Fatih A.

Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
799
Tepkime puanı
236
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
4
Çocuk sporcular için güzel bir sunum ilgilenen arkadaşlarımızla paylaşmak istedim;

http://www.tbf.org.tr/docs/default-...dersleri/çocuk-ve-gençlerde-spor.pps?sfvrsn=6
Bir konuda fikir vermek istiyorum, şimdi çocuğunuz yüzme sporu ile uğraşıyor. Bizler vücut geliştirme ile uğraşıyoruz, bu spora 3-5 yıl verirsek baya tecrübe ederiz, ama Savaş Cebeci'den bir antrenman bile olsa Personal training alsak o adamın bize salonda öğreteceği çok şeyler olur. Demek istediğim yüzme sporuna emek vermiş, çok uğraşmış kişilerle iletişime geçmeniz. Ör Derya Büyükuncu sonuçta kendisi olimpiyatlara katılmıştır, hatta bir yüzme okulu açma projesi vardı demek ki bu konuda yetiştirme açısından da bilgili. Süt konusunda bana baya giydirmişsiniz :) Cevabımı hafta sonuna kadar yazacağım. Teşekkürleri mesajların sol altında bulunan linkten yapalım lütfen, İyi Çalışmalar
 

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
Bir konuda fikir vermek istiyorum, şimdi çocuğunuz yüzme sporu ile uğraşıyor. Bizler vücut geliştirme ile uğraşıyoruz, bu spora 3-5 yıl verirsek baya tecrübe ederiz, ama Savaş Cebeci'den bir antrenman bile olsa Personal training alsak o adamın bize salonda öğreteceği çok şeyler olur. Demek istediğim yüzme sporuna emek vermiş, çok uğraşmış kişilerle iletişime geçmeniz. Ör Derya Büyükuncu sonuçta kendisi olimpiyatlara katılmıştır, hatta bir yüzme okulu açma projesi vardı demek ki bu konuda yetiştirme açısından da bilgili. Süt konusunda bana baya giydirmişsiniz :) Cevabımı hafta sonuna kadar yazacağım. Teşekkürleri mesajların sol altında bulunan linkten yapalım lütfen, İyi Çalışmalar
Corleone arkadaşım önerin için tşk ederim. Tabiki herkes alanında uzmanlaşmış kişiler ile çalışmak ister ancak malesef günümüz şartlarında bunun mümkün olabilmesi bir çok şarta bağlı ( maddi olanaklar, fiziki yakınlık, uzman kişilerin zaman sorunu vs gbi )

Temelde hemen hemen tüm spor branşları fitness içermektedir. Yüzme sporuda bunlardan birtanesidir. Yüzme sporunun " kara antremanları " çok ciddi ve disiplinli olarak uygulanır. Genellikle kuvvet, dayanıklılık,çabukluk,denge ve esneklik üzerine planlanır, ağırlık ile yapılan kas geliştirme egzersizlerinin tamamına yakını ve bir çok ağırlık olmadan yapılan egzersiz hareketlerini içerir. Özellikle hem itme hemde çekme yönünden tüm kas guruplarının geliştrilmesi esasına dayanılarak çalışmalar planlanmaktadır. Kısaca iyi bir "kara antremanı" ile desteklenmediği taktirde yüzme sporunda başarı yakalanması çok çok zordur. örneğin karada çok hızlı koşabilen çabukluk özelliğine sahip bir sporcu ,havuzda aynı çabukluk ve hızı gösteremiyorsa ona uygun havuz egzersiz teknikleri planlanarak programlar oluşturulurken bunun tam tersi durumda da kara antremanı ile havuzdaki bazı hedeflere ulaşmak mümkün olmaktadır. Bu nedenle fitness egzersizleri ve buna uygun olarak beslenmek yüzme sporunda çok önemlidir.

Süt konusuna gelince benim düşünceme göre gıda mühendislerinin hedefi; sütün içeriğini "az tahrip ettik" ve "uht homojenize süt " yaptık diye övünmek yerine , yanlış beslenme sonucu ve yanlış ilaç tedavileri neticesinde evrim geçirerek asitleşmiş inek metabolizmalarını normale nasıl döndürürüz ve insanlara en az müdahale edilmiş ürünü endüstriyel işlem görmeden sağlıklı şekilde nasıl ulaştırırız olmalıdır. umarım siz sütün içerisindeki yararlı-zararlı tüm mikroorganizmaları öldürüp, içeriğine az zarar vermekle övünen mühendislerden olmazsınız. Olayın kaynağındaki yani inek bünyesindeki zararlı mikro organizmaların yine bir evrim süreci içerisinde bazik bir ortamda yaşaması sağlandığında , asit ortam olan insan midesinde yaşamaları mümkün olmayacaktır. Dolayısı ile süte ısıl işlem uygulamaya da gerek kalmayacaktır.Beslenme ve ilaç kullanımları (antibiyotikler vs ) ile bilinçli olarak evrimleştirilen inek bünyesinde yaratılan süper mikroplar , doğal haline döndürülmesi için çalışmalar başlamalı ve bu hususta gıda mühendisleri de, biyokimya ve veteriner hekimler ile birlikte çalışma yapmalıdır. Başarılı olurlar ise kendi kendilerini değil halk onları övecektir. Şunu da anlamanı isterim ki bu konuda yazı yazarken hiç bir zaman senin tabirin ile "sana giydirmeyi" aklımdan bile geçirmedim. amacım sadece çok hassas olan bu konuda farkındalık yaratmaktır. insanlar bu konuyu araştırdıklarında çok daha bilinçli şekilde tüketim yapacaklardır.

Sütte bulunan vitamin,mineral,karbonhidrat,yağ ve protein kısaca besin değerlerini "Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi dernekleri Federasyonu" aşağıda linkini verdiğim sayfasında yazmıştır, lakin ısıl işlem görmüş-görmemiş süt arasındaki besin değerlerini yazmamışlardır. ısıl işlem ve homojenizasyon sonrası - öncesi bir karşılaştırma yapıldığında anlatmak istediklerim çok daha iyi anlaşılacaktır. Isıl işlem öncesi sütün içerisinde bulunan vitaminlerin,enzimlerin bir çoğunun tamamen, bazılarınında büyük kısmının tahrip edilerek , "yararlı-zararlı tüm bakterilerin yok edilmesi" benim için sorun değil diyenler uht sütleri içmeye devam edebilirler. "uygulanan ısıl işlemler sadece zararlı mikropları öldürür yararlılara dokunmaz" buna inanmak kusura bakmayın ama en hafif tabiri ile saflıktır, sakın yanlış anlaşılmasın süt pastörize edilmeden yada ısıl işlem görmeden tüketilebilecek durumda değildir, çünkü bilinçli olarak bu durum sermaye sahipleri tarafından çok uzun seneler önce hazırlanmıştır. Ancak bizlere sundukları "süt" değil adı " UHT pastörize homojenize süt " endüstriyel işlem görmüş süte verilen isim budur. Aldatmaca ise bu yeni ürünün içerik olarak %100 Sütten farksız olduğunu idda etmektir. Bu nedenle uht teknolojisi ile pastörize edilmiş ve homojenizasyon uygulanmış sütlerin yerine artık "günlük pastörize endüstriyel işlem görmemiş yada az görmüş (yağının ayarlanması gibi ) sütler" (kötünün iyisi olarak ) tercih edilmeye başlanmıştır. günlük sütlerin fiyatları da daha az işlem görmesine rağmen daha pahalıdır ve max 5 gün içinde tüketilmelidir.



Süt ve Süt Ürünleri " burada verilen besin değerleri, ısıl işlem öncesi ve sonrası şeklinde kıyaslanabilmelidir "

Umarım yazdıklarım farkındalık yaratır ve insanlar hakkettikleri doğal, endüstriyel işlem görmemiş ürünlere kavuşabilirler.
 
Son düzenleme:

Fatih A.

Moderatör
SMS Onaylı
Katılım
13 Ağustos 2014
Mesajlar
799
Tepkime puanı
236
Ödüller
3
  • 250. Mesaj!
  • 100. Mesaj!
  • 100. Beğeni!
Fit Puan
4
@
oerdem1903 Her açıdan katılmıyorum yazınıza, süt teknolojisi dersini yeni aldığım için, ikinci bir üniversitede okuduğum için, VG ile uğraştığım için ve başka önemli işlerle uğraştığım için vakit bulumadığımdan ötürü cevap yazamıyorum, oturup haftalarca makale inceleyemem. Endüstriyel işleme nedir bu düşmanlık, bilimi tanımamaktır bu! tamamı yararlıdır demiyoruz tabi. Gerekçeleriniz ne "Bu ürünler hayatımıza sonradan girdi" buzdolabıda sonradan girdi hayatımıza oda mı zararlı? Süt Teknolojisi Doktora konusu olarak çalışılabilir, Böyle bir durumda üretilen ürünlerin çok kötü olmasına, çok verimsiz olmasına inanmak zor(kaliteli üretim yapan işletmeler için). İneklerin yanlış beslenme ve ilaç tedavisi sonucunu bir veterinerle konuşup buraya yazacağım fikrini. Doktorların sanki hiç kusuru yok, reprezantla anlaşma yapanını mı ararsın, yanlış ilaç yazanı mı ararsın, televizyona çıkıp bağıranları mı ararsın? her şey var. Zararlı bakterileri öldürdük yararlıları kaldı diyen kişinin Allah belasını versin, klişe cümleler. Ahme Rasim Küçükusta cerrahpaşada hoca hiç sevmem kendisini, denizdeki dubalar gibi, bu adamdan mı beslenme tavsiyesi alacağız biz? Günde 5 porsiyon meyve yiyin diyor şaka gibi. Bu ülkede doktorlara haddinden fazla değer verilip şımartılıyorlar, her şeyi bildiklerini zannediyorlar. Biz gıda teröristi olmuşuz haberimiz yokmuş.
 

oerdem1903

Forum Üyesi
Katılım
11 Eylül 2014
Mesajlar
22
Tepkime puanı
13
Ödüller
1
  • 20. Mesaj!
Fit Puan
0
@
oerdem1903 Her açıdan katılmıyorum yazınıza, süt teknolojisi dersini yeni aldığım için, ikinci bir üniversitede okuduğum için, VG ile uğraştığım için ve başka önemli işlerle uğraştığım için vakit bulumadığımdan ötürü cevap yazamıyorum, oturup haftalarca makale inceleyemem. Endüstriyel işleme nedir bu düşmanlık, bilimi tanımamaktır bu! tamamı yararlıdır demiyoruz tabi. Gerekçeleriniz ne "Bu ürünler hayatımıza sonradan girdi" buzdolabıda sonradan girdi hayatımıza oda mı zararlı? Süt Teknolojisi Doktora konusu olarak çalışılabilir, Böyle bir durumda üretilen ürünlerin çok kötü olmasına, çok verimsiz olmasına inanmak zor(kaliteli üretim yapan işletmeler için). İneklerin yanlış beslenme ve ilaç tedavisi sonucunu bir veterinerle konuşup buraya yazacağım fikrini. Doktorların sanki hiç kusuru yok, reprezantla anlaşma yapanını mı ararsın, yanlış ilaç yazanı mı ararsın, televizyona çıkıp bağıranları mı ararsın? her şey var. Zararlı bakterileri öldürdük yararlıları kaldı diyen kişinin Allah belasını versin, klişe cümleler. Ahme Rasim Küçükusta cerrahpaşada hoca hiç sevmem kendisini, denizdeki dubalar gibi, bu adamdan mı beslenme tavsiyesi alacağız biz? Günde 5 porsiyon meyve yiyin diyor şaka gibi. Bu ülkede doktorlara haddinden fazla değer verilip şımartılıyorlar, her şeyi bildiklerini zannediyorlar. Biz gıda teröristi olmuşuz haberimiz yokmuş.
corleone
iki yanlış bir doğru yapmaz, bir konuda yanlış yapılıyorsa bunları illaki bir genelleme yapıp tüm endüstriyel ürünleri içerisine dahil edemeyceğimiz gibi süt konusundan çıkıp , konuyu buzdalabına bağlamanında anlamsız olduğunu düşünüyorum. Ahmet Rasim Küçük Usta
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmakta ki bu profesörümüzü neden karıştırdın olaya onuda anlamış değilim. Ayrıca insanların fiziklsel özelliklerini "denizdeki duba gibi " vs şeklinde tanımlaman hiç hoş olmadığı gibi insanların fiziki görünümlerine bakarak onların bilgi ve deneyimlerini değerlendirmek çok yanlış bir bakış açısıdır, her insanın yaşam tarzı kendisini ilgilendirir, önemli olan dış görüntüsü değil beynindeki bilgi birikimi ve deneyimleridir. kendi yaşantısında uygulamak zorunda da değildir. Ayrıca Benim süt konusunda yazılarını gönderdiğim kişi Prof.Dr. Ahmet Aydın dır. ve kendisi Cerrahpaşa Çocuk Beslenme bölümü Analabilim dalı başkanıdır. Sağlık bakanlığının ve tabip odasının bilir kişi olarak zaman zaman görev verdiği değerli bir hocamızdır.

Süt konusunu zaten forumda
http://www.fitnessbilim.com/forum/soru-amp-cevap/100-yarim-yagli-sut.html

burada tartıştık , buradan okuyanlar yukarıda ki linkten tartışmayı okuyabilir. Ülkemizde maalesef hemen her meslekte verdiğin kötü örneklere uyan insanlar vardır. Ancak bizim amacımız kötü örnekleri ve niteliksiz aldatmacalı bilgileri değil , işin gerçek yüzünü burada tartışmak olmalıdır. Yani içerisinden bir çok yararlı mikro organizma , enzim ve vitaminlerin kaybolduğu bir süt %100 süttür diye hiç bir besin değerini kaybetmemiş gibi halka sunulmasına karşıyım! yoksa endüstri ve sanayileşme tüm alanlarda gereklidir. Ancak insanlara işlemden geçirilen ürünün içerisinden nelerin kaybedildiğini , doğada bulunan haline göre içeriğinin ne şekilde değiştiğinin bu kayıpların hangi sebeplerden dolayı göze alındığının da yine bu firmalar tarafından anlatılması gerekir. Ayrıca süt vücüdta asitlenmeyi arttıran bir üründür. süt içmenin faydaları olduğu gibi zararları da vardır. Bu konuda "alkali beslenme" konusunud a gündeme gelebilir. Beslenmeyi bilmeyen toplumlar için bulunmaz bir nimet gibi her ürün sunulabilir. Kısaca firmalar kar elde etmek için işin sadece pembe tarafını halka taktim etmektedir. Bir çok gıda mühendisleri de buna alet olmaktadır. Siz öğrencisi olduğunuz bölümle ilgili olarak kesinlikle bir komplex içerisine girmeyin! Ne olursak olalım en iyisi olmaya çaba gösterelim. Ayrıca ülkemizde doktor ve bilim adamlarından çok daha değerli iş yaptığı düşünülen meslek gurupları vardır , sporcular, sanatçılar, müzisyenler , dizi oyuncuları vs gibi... Bir doktor maaşının 10 katını hatta 100 katını alanlar vardır. Ayrıca parası olup emrinde 10 larca doktoru, mühendisi kendi amaçları uğrunda istihdam edenlerde vardır. Bunlar bambaşka konulardır. Konunun özü insanlara doğru bilgilendirme yapılmalıdır. Konuda bilgisi olmayanları yanlış yada eksik bilgiler ile kandırmak gıda mühendislerini yada firmalarını daha bilgili yada bilimsel yapmayacaktır. Ona verilen isim daha başka bir isim olacaktır. Buraya yazı yazmak gibi bir zorunluğumuz olmadığı halde hepimiz vakit ayırıp , uykumuzdan çalıp, dinlenme saatimizden ödün verip katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Zaman sıkıntısı çalışan herkeste mevcut. Bende zaman buldukça yazıyorum. Tek amacım farkındalık yaratmaktır, insanları farklı açılardan düşünmeye, araştırmaya sorgulamaya sevk edebilmektir. Bazı kişiler bunu bilime sırt çevirmek olarak değerlendirebilir normaldir, "bilime sırt çevirsem" , sütle ilgili bu kadar araştırmayı neden yapayım ? enden bilimsel doğrular peşinde koşayım? Sizin tanımınızla bilim insanlara orjinal besin değerini kaybetmiş bir ürünü, hiç bir şeyini kaybetmemiş gibi sunmaktan ibaret ise kusura bakmayın ben ona bilim falan demem saygıda duymam, sadece bu hususta bir çok bilim adamı ve profesörün kitapları-makaleleri mevcut. Hangi meslek olursa olsun "siz mesleğinizi iyi yapmazsanız yada kötüye kullanırsanız, birileri çıkar ve size mesleğinizle ilgili tavsiye vermeye başlar. Sen "UHT süte %100 süttür." dersen , kusura bakma bunları yazmak zorunda kalırım. Çünkü insanlar bilsinler %100 süt e , uht , pastörizasyon ve homojenizasyon uygulanınca sütün besin değerlerinde, içerdiği enzimlerde, vitaminlerinde kayıp olduğunu ve vücüdda beklenen etkinin altında bir etki yaratacağını , hatta süt , süt ürünleri ve tüm hayvansal gıdalar, alkali besinlerle, kaliteli yağlar ile dengelenmediğinde ve tek taraflı beslenildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açacağı da gündeme gelecektir. Sana tavsiyem bir konuda hatalı bir cümle kullandıysan insanlık yararına onu düzeltmendir. Bence yanlışta ısrar etmenin ve o yanlışsa buda yanlış demenin de bir anlamı yoktur. Forumda amacımızın birbirimize faydalı olmak olduğunu unutmamanı öneririm. Senin yazıların sanki sen her şeyi en iyi biliyorsun , diğer tüm insanlar cahil! gibi bir hava yaratmaktadır. Başkasının yazlarını okur gibi kendi yazılarını okumanı tavsiye ederim. Genelleme kullanmayı ve hakkında detaylı bilgi sahip olmadığın konularda kesin ifadeler kullanmayı bırakırsan , senin bilgilerinden daha iyi istifade edebiliriz.
 
Son düzenleme:
Üst