Obezite ve Sağlıklı Beslenme Tedavisi
Obezite, vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artması ile karakterize olan kronik bir hastalıktır. Obezite, başta kardiovasküler ve endokrin sistem olmak üzere vücudun tüm organ ve sistemlerini etkileyerek çeşitli bozukluklara ve hatta ölümlere yol açabilen önemli bir sağlık problemidir. (WHO, 1997)

Fizyolojik düzeyde bakıldığında obezite, sağlığın olumsuz olarak etkilenmeye başladığı derecede anormal ya da aşırı yağ birikimi olarak tanımlanmaktadır. Bununla beraber, vücut yağını doğrudan ölçmek güç olduğundan vücut kitle indeksi (VKİ) gibi dolaylı ölçümler kullanılmaktadır. Vücut kitle indeksi yetişkinlerde aşırı kiloluluk ve obezite varlığının en yararlı ve pratik göstergesidir. Kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır (Björntorp, 2001)

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) artık 25 kg/m2 ve üzeri vücut kitle indeksi (VKİ) değerlerini anormal olarak kabul etmektedir ve 30 kg/m2 ve üzeri değerler obez olarak sınıflandırılmaktadır . Diyabet, hipertansiyon ve dislipidemi riski 21 kg/m2 üzerindeki değerlerde yükselmeye başlamaktadır. Obezitenin yaşam beklentisini düşürdüğü bilinmekte olup yakın zamanda yapılan bir çalışmada 40 yaşına gelindiğinde obezitenin yaşam beklentisini 7 yıl düşürdüğü gösterilmiştir. Yaşam beklentisinin düşmesinde temel neden obez kişilerde kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet ve çeşitli kanserlerin gelişme sıklığının artmış bulunmasıdır (James, 2005)

Vücut kitle indeksine göre aşırı kiloluluk ve obezitenin sınıflandırılması (James, 2005)

Sağlıklı Beslenme Tedavisi

Günümüzde obezitenin en sık nedeni enerji yoğun gıdalara kolay ulaşılması ve durağan yaşamdır. Alınan enerji harcanan enerjiden fazla olursa enerji fazlası yağ şeklinde depolanmaktadır. Dengesiz beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, bazı endokrin hastalıkları ( Diabetus Melitus, metabolik sendrom vs. ), ilaçlar (antipsikotikler, glukokortikoidler, anabolizan steroidler ) obezitenin nedenleri arasındadır. Yaş, cinsiyet (kadın), eğitim Düzeyi, evlilik (Doğum sayısı ve doğumlar arası süre), beslenme alışkanlıkları, sigaranın bırakılması ve alkol alışkanlığı, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durum, genetik faktörler obeziteyi etkileyen risk faktörleridir. (Sağlık Bakanlığı, Obezite ile mücadele el kitabı, 2013)

Obezitenin sağlıklı beslenme tedavisinde, enerji açığı oluşturarak kas ve yaşamsal organlarda kas,kütle kaybı olmadan vücut depolarının sağlanması ile birlikte ideal kiloya ulaşmak ve ideal kiloyu korumayı amaçlamaktadır (Greenway, 2000). Sağlıklı beslenme tedavisi kilolu ve obezlerin tedavisinde basit , kolay uygulanabilir,ucuz ve güvenli bir yoldur. Kişilerin enerji ihtiyaçlarına göre kadınlar için ortalama 1000-1200 kcall/gün , erkekler için 1200-1600 kcall/gün enerji veren düşük kalorili diyetler önerilmektedir (Sağlık Bakanlığı, 2009; Akbulut, 2010).

Öğün atlanması, öğün aralarında yağlı ve karbonhidrat içeriği yüksek besinlerin tüketimi ,hızlı ve ayaküstü beslenme,aşırı alkol alımı ve dondurulmuş hazır gıda tüketimi obezitenin oluşumuna zemin hazırlayabilmektedir (Sağlık Bakanlığı, 2013). Pozitif enerji dengesini sağlayabilmek için enerjiyi oluşturan besin ögelerinin oranına dikkat edilerek günlük alınması gereken kalori miktarı belirlenmelidir. Hazır gıdalardan uzak, doğal ve ev yapımı, doymuş yağ oranı düşük , lif içeriği yüksek gıdalardan oluşan bir beslenme düzeni kilo kontrolüne yardımcı olabilmektedir (Mercanlıgil, 2003).

Her kişiye uygun diyet programının olmadığı ayrıca beslenme alışkanlıklarının ve beslenme tüketim durumunun değerlendirilerek kişiye özgü farklılıklar dikkate alınarak kilo kontrolünde günlük beslenme listelerinin oluşturulmasına dikkat edilmelidir (Akbulut, 2010; Mercanlıgil, 2003).

Haftada yarım – bir kilogram ağırlık kaybı sağlayacak bir beslenme programı uygulanmalıdır. Böyle bir beslenme tedavisi ile hem ağırlık kaybının sağlanması, hem de verilen kilonun tekrar geri alınmasının önlenmesi istenilmektedir. Şişmanlığın tedavisinde, özellikle kaybedilen kiloların geri alınmaması için kişinin yeme alışkanlıklarını değiştirmesi ve bunun yanında daha hareketli olmak için çaba göstermesi gerekmektedir (Anonim, 2013).

Yeme davranışını değiştirmek için şunlar önerimektedir:

• Sadece masada oturarak yemek yenilmeli.

• Mutfakta atıştırıp sonra yemek masasına gelinmemeli ya da yemeğe çalışma masanızda devam edilmemeli.

• Ne kadar yiyeceğinizi düşünüyorsanız sofraya o miktarda yemek getirilmeli.

• Televizyon seyrederken bir şey yememeye dikkat edilmeli (Anonim, 2013).

• Düzenli öğünlerle beslenin (kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve ara öğünler).

• Yiyecekleri daha küçük tabaklarla, küçük porsiyonlarda tüketilmeli.

• Öğünlerinize sebze ve meyvelerin büyük porsiyonlarını dahil edilmeli.

• Karbonhidrat alımınızın tam tahıllardan gelmesini sağlanmalı (örneğin tam tahıllı ekmek, kurubaklagil tüketimini artırın).

• Şeker ve şekerli besinleri azaltılmalı.

• Pişirmeden önce etlerin yağını ayırmalı, et bulunan yemeklere yağ konmamalı.

• Pişirmeden önce tavuğun derisini ayırmamalı.

• Fırın ürünlerini, kızartılmış ve işlenmiş besinlerden uzak durulmalı.

• Günde 8-10 bardak su içilmeli (yaklaşık 2 litre).

• Günlük aktivitenizi artırılmalı (Yıldırım, 2012).

Kaynak

2 YORUMLAR