İnsan vücudu yaklaşık 650 tane kas bulundurur. Bu vücut ağırlığımızın neredeyse yarısı kadardır. Tüm kas hücrelerimiz elastik hücrelerden oluşmaktadır. Kas liflerimiz ortalama 40 mm uzunluğundadır. Kas liflerimiz sinir hücreleri tarafından yönetilir ve kasılma sağlanır.

Ortalama bir yetişkin erkek vücut ağırlığının %42’si kas hücreleridir. Kadınlarda ise bu oran %36’dır. Kas hücreleri kasıldığında ısı ortaya çıkar. Bu vücut ısımızı kontrol altında tutan faktörlerden bir tanesidir.

Bizim için önemli olan “iskelet kasları” 2 grupta sınıflandırılır;

-Kırmızı ya da yavaş kasılan kaslar

-Hızlı kasılan kaslar

Bu gruplandırma alt olarak bir çok çeşide ayrılmasına rağmen konumuzdan fazla kopmamak adına burada bunları belirtmeyeceğim. Yalnızca bilmemiz gereken, “gücümüz” yani bir ağırlığı kaldırabilme kapasitemiz yüksek oranla hızlı kasılan kaslar sayesinde meydana gelir.

Kas hipertrofisi(büyümesi), kas kütlesinde ve kesitsel alanda büyümesiyle gerçekleşir. Hiperplazi ise organik hücrelerin sayısının artmasıyla meydana gelir. Aşağıda ki resimde bu örneği daha rahat açıklayabiliriz:

Atrofi ise kısaca kas kaybıdır. 2 çeşidi vardır;

– “Kullanılmama” sebebiyle atrofi ( Yani egzersiz yapmamaktan kaynaklanan)

– Nörojenik atrofi ( Kasları birbirine bağlayan sinir hücrelerinin hastalığından kaynaklanır)

Biz tabiki ilki sebebiyle ortaya çıkan atrofiyle daha çok ilgileniyoruz.

Pek çoğumuz iş dolayısıyla, sınavlar dolayısıyla, yoğun geçen okul dönemi dolayısıyla, sakatlıklar dolayısıyla, motivasyon eksikliği dolayısıyla, maddi konular dolayısıyla ya da başka sebepler dolayısıyla spora ara vermek zorunda kalabiliyoruz. Birazdan size yapılan çalışmalar neticesinde yeniden spora başlamak için motivasyonunuzu sağlayacak bir kaç şey anlatacağım.

 

2016 yılının başlarında, Kristian Gundersen “Kas Hafızası” üzerine bilimsel bir araştırma yapmış.

Kas hafızasının yanlızca kaslarla ilgili değil aynı zamanda bağışıklık sistemimizle ilgili olduğunu( T-Hücreleri, thymocyte hücreleri) belirtmiş.

Motor öğrenme yetisi konumuzda oldukça önemli bir yere sahip. Bir sporu öğrenme ya da yeniden öğrenme ile ilgili çeşitli olgular vardır; kesinlik/isabet, hafıza ve hareket. Yani bisiklete binmeyi bir kere öğrendiğinizde, 10 yıl bisiklet sürmesenizde 10 sene sonra biraz süre geçtikten sonra eski yetilerinize kavuşmanız gibi.

Kas hafızası motor öğrenme yetisi ile oldukça bağlantılıdır. Kristian Gundersen konuyla ilgili araştırmasında, çeşitli sebeplerden dolayı ara verilen spordan dolayı atrofiye uğramış kaslar geri dönüşü olmayan şekilde vücudumuzdan yok olmuyor!

Fareler üzerinde yapılan bir deneyde ( Egner et al. (2013)),  kas hafızası, yaşam süresinin %10’u kadar bir süre etkili. Fakat insanlarda çeşitli sebeplerden dolayı bu oran en alt limit olabilir. Yani insanlarda kas hafızası 15 yıldan, hayat boyunca sürebilecek bir yetidir.

 

Bu ne demek oluyor?

 

Yani spora 1 yıl ara verdiniz ve eskisi gibi olamıyacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. 10 yılda bıraksanız tekrar spora başladığınızda kas hafızası sayesinde atrofiye uğramış kaslarınızı çok daha hızlı şekilde hipertrofiye geçirebilirsiniz!

 

Mehmet Kaban
Tarafımdan yazılmıştır. Lütfen kaynak göstermeden kopyalamayınız.

 

Kaynak

 

1 YORUM

  1. Yazınızdan ötürü teşekkür ederim ancak ekleyebileceğim belli nüans noktaları var.

    Evrime inanıp, inanmamak şahsın özgürlüğündedir ancak insanın evrildiği gerçeğini göz ardı etmemek gerek.
    Beyin yüksek çalışma kapasitesi nedeniyle bazı öğrenilen yetileri daha alt merkezlere indirger. Örneğin yürüme hareketi aslında oldukça kinetik ve kinematik tabanlara indirgenmiştir. Kasların ekzentrik ve konsentrik çalışması da bu sistemin koordinasyonu ile mümkündür. Mesela hamstring kası, yürüyüş sırasında topuk vuruşundan önce inanılmaz bir ekzentrik kontraksiyon yaparak, topuk vuruşunun yavaş ve koordineli olarak yapılmasına imkan sunar. Bunu yaparken gram düşünmezsiniz. Hiçbir adımı düşünerek atmazsınız da aslında. Çünkü bunu motor gelişimsel periyotta öğrenmişsinizdir ve bu sistem artık beyin kontrolünün ötesine (örn; bazal ganglionlara) aktarılmıştır.

    Bireylerin profesyonel sporlara ileri yaşlarda başlayamaması veya başlasa da olağanüstü başarı gösterememesi de bu eksende şekillenir. Vücudumuz, beynimiz sandığımızdan akıllıdır ve edinsel kazanımlar kişinin vücudunda radikal değişimler yaratır. Bu da spora yatkınlıktan tutun, günlük yaşamda belli yetileri daha fonksiyonel yapmanızı mümkün kılar.

    Yani kas hafızası kavramı, aslında beynin oto-kontrol mekanizması üretmesiyle çok yakından alakalı. Beyin, sürekli tekrar edilen aktiviteleri alt kontrol merkezlere gönderir ve serebral iş yükünü azaltmayı arzular. Dolayısıyla yürüme, bisiklet sürme, yüzme gibi çok tekrar neticesinde edinilen deneyimler, kaslardan değil daha üst merkezlerden yönetilir.




    0



    0